(765 S. K. m. 52, 59, 448) (5237 S. K. m. 21, 62, 81)
Dava: B.D.'i kasten öldürmekten sanık T.G.'ün yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Bakırköy Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2006 gün ve 326/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Türk Milleti Adına
Karar: 1- Maktulün anne ve babası olan müdahillerin, sanık hakkında mağdur E.'a yönelik eyleminden kurulan hükmü temyize hakları bulunmadığından, müdahiller vekilinin bu suça yönelen temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanığın maktul B.'ye yönelik eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahiller vekilinin tasarlamanın şartlarının oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
Oluşa ve dosyadaki delillere göre; sanığın, olay günü akşamı, olay saatinden önce, eskiden husumetli olduğu C. isimli kişi ile kavga ettiği, bu kavga sırasında C.'ın sanık T.'e tabanca çektiği ve ayrıca bıçakla uyluk kısmına vurarak yaraladığı, bu olayın orada bulunanlarca yatıştırıldığı, C. isimli kişinin haksız hareketlerinin tahriki altında kalan sanığın, evine gidip, evde bulunan dedesine ait av tüfeğini alarak, olay yeri olan C'in dükkanının önüne doğru, C. diye bağırıp, ona küfürler ederek geldiği, bu sırada dükkanda C'in bulunmadığı, sanığa yönelik hiçbir haksız eylemi bulunmayan ve sanığın da önceden mahalleden tanıdığı maktul Bedri ve mağdur Erol'un dükkanda bulundukları ve dükkan kapısının önüne çıktıkları sırada, sanığın elindeki av tüfeği ile dükkana yönelerek ve maktul ile mağdurun bulunduğu yeri de kapsayacak şekilde 10-15 metre mesafeden ateş ettiği, Bedri'nin başından ve sırtından aldığı saçma isabeti ile hayatını kaybettiği anlaşılmakla, sanığın etkin silah olan av tüfeği ile etkin mesafeden yaptığı atışla kapı önünde bulunan kişilerin de isabet alarak yaralanabileceklerini, ölebileceklerini öngörebilir durumda bulunması nedeniyle, olayda olası kastla hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden; maktule yönelik eyleminden dolayı 765 sayılı TCK'nın 448 ve 59. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 81, 21/2 ve 62. maddelerinin Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçların birbiriyle karşılaştırılarak, lehe olanın tespiti ile uygulamanın buna göre yapılması gerektiği düşünülmeden, suç vasfında yanılgı ile 765 sayılı TCK'nın 52. maddesi yollamasıyla 448, 51/2 ve 59 maddeleri ile uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahiller vekilinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedekinden farklı gerekçe ile BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık ve müdafiinin tahliye istemlerinin reddine, 13.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy