(5237 S. K. m. 29, 51, 53, 86) (6136 S. K. m. 13) (5721 S. K. m. 231)
Dava: Babası Osman'ı öldürmeye teşebbüsten, üvey annesi Şadiye ile üvey kardeşi Enver'i yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık Mehmet'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin Gaziantep Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.10.2006 gün ve 621/332 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Hüküm fıkrasında mağdur Şariye'nin isminin Şadiye olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunun niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ağır tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A- Mağdurlara yönelik silahla kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde;
a) Olayın oluşuna ve dosya kapsamına göre; olaydan bir gün önce sanığın, üvey kardeşleri mağdur Enver ve tanık Haşim ile sanığın taşeronluğunu yaptığı inşaatta ücret anlaşmazlığı nedeniyle işi bırakmalarından dolayı tartıştıkları, olay günü sanığın suçta kullanılan silah ile mağdurların yanına geldiği ve tartışmayı engellemek isteyen babası Osman'ın kafa bölgesine 1 el ateş ettiği, sağ kulağından basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, daha sonra diğer mağdurlara ateş etmeye devam ettiği, 1 adet merminin mağdur Enver'in karın bölgesine isabet ettiği, ameliyata alındığı, mağdurun ince barsak yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, 1 adet merminin mağdur Şariye'nin sağ lomber bölgesine isabet ettiği, şok halinde ameliyata alınan mağdurun ince barsağın birkaç yerinden yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği ve olay yerinde yapılan incelemede 6 adet boş kovanın bulunduğunun tespit edildiği olayda; atış ve isabet sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen zararların ağırlığı dikkate alınarak, sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinde kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, adam öldürmeye teşebbüs suçlarından cezalandırılması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yaralamadan yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Mağdur Şariye'nin sanığın üvey annesi olmasına rağmen sanık hakkında akrabalık ilişkisinden dolayı temel ceza tayin edilirken T.C.K.nun 86/3-a. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında, mağdur Enver'e karşı eyleminden dolayı 5237 sayılı T.C.K.nun 29. maddesine göre tahrik hükümleri uygulanmış olmasına rağmen, ayrıca hüküm fıkrasında tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hükümde karışıklık yaratılması,
d) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi,
e) Kabule göre de;
Mağdur Osman'a yönelik eylemi nedeniyle sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı T.C.K.nun 51. maddesi uyarınca ertelenip ertelenmeyeceğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
B- 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde,
a) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi,
b) Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı T.C.K.nun 51. maddesi uyarınca ertelenip ertelenemeyeceğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
c) Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkarılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kasten silahla yaralama suçları yönünden C.M.U.K.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy