(5271 S. K. m. 231) (YCGK. 12.04.2011 T. 2011/1-51 E. 2011/42 K.)
Dava: A. Y.'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık D. K., işbu suçlara iştirakten sanıklar S. S., A. S., F. Ş., M. Ç., B. Ç. ile M. A.'nın yapılan yargılanmaları sonunda, sanık D. K.'nın hükümlülüğüne, diğer sanıkların beraatlerine ilişkin Mersin Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2006 gün ve 89/549 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık D. K. vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1-) 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümleri katılan vekilinin temyiz etme yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin C.M.U.K.'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2-) Karar başlığında suç yerinin yazılmamış olması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak görülmüş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
3-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık D.'ın kasten adam öldürmek ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelikleri ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A- Sanıklar S. S., A. S., F. Ş., M. Ç., B. Ç. ve M. A.'nın haklarında kurulan hükümlerde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; maktulün kız arkadaşı tanık M. ile sanıklardan B.'in arkadaşı tanık M.'in aynı gazinoda çalıştıkları, M. ile M.'in arasında anlaşmazlık çıktığı, bu durumu M.'in sanık B.'e anlattığı ve olaydan birkaç gün önce M.'in işine son verildiği, M.'in bu durumu maktule ilettiği, maktulün de sinirlenerek sanık F.'a telefon açıp, gel gazinoya gideceğiz dediği, F. ve M.'nın yanlarında sanık D. olduğu halde maktulle buluştukları, maktulün S. ve B.'e küfrettiği, sanık D.'ın yanlarında işçi olarak çalıştığı sanık A.'ye bu olayı ilettiği, bunun üzerine B., A. ve D.'ın maktulün ve diğer sanıkların bulunduğu yere gelerek, maktulü hep beraber şehir merkezi dışındaki ıssız ormanlık bir yere götürdükleri, sanık F.'un soruşturma aşamasında verdiği 24/02/2005 tarihli ifadesindeki anlatımları ile sanık D.'ın 25/09/2006 tarihli oturumda mahkemeye verdiği ve içeriğini kabul ettiği dilekçe içeriği arasındaki uyum, 13.01.2005 tarihli otopsi raporunda maktulün cesedinin muhtelif yerlerinde çok sayıda darp ve cebir izleri bulunduğunun belirtilmesi, sanık S. ve B. ile maktul arasında kadın meselesinden dolayı husumet bulunması, sanık D.'ın A. ve B.'in işçisi olduğu halde olay yerinde bulunan bu sanıkların sanık D.'a hiçbir şekilde engel olmadıkları dikkate alındığında, sanıkların en lehine kabul ve yorumla suça yardım eden sıfatıyla katıldıkları anlaşıldığı halde, sanıkların cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
B- Sanık D. hakkında kasten adam öldürmek, tehdit ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerde;
a- Olayın oluşuna ve dosya içeriğine, sanık D.'ın 25.09.2006 tarihindeki celsede mahkemeye verdiği dilekçenin içeriği ve mahkemedeki beyanı, sanık F.'un soruşturma aşamasında verdiği 24.02.2005 tarihli ifadesindeki anlatımlarına göre, olayda maktulün, sanığa yönelik herhangi bir haksız hareketi bulunmadığı halde, tahrik hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini,
b- Mağdur-sanıklar M. ve Ş.'ye yönelik tehdit eyleminden sanık D. hakkında kamu davası açılmış olduğu, maktule yönelik tehdit suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde maktule yönelik eylemden açılmış bir dava varmış gibi hüküm karıştırılarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
c- 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan kurulan hükümde; Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkarılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kasten adam öldürmek suçundan re'sen de temyize tabi hükümlerin C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy