(5271 S. K. m. 231)
Dava: Müstakil faili belli olmayacak şekilde Mehmet Şanlı ile Ahmet Şanlı'yı kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar İslam Önder ile Hüsnü Bayraktar'ın yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Bursa Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 188/607 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Sanık İslam'ın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı kabul edilmiştir.
2- Sanıklar Ahmet ve Mehmet hakkında mağdurlar Hüsnü ve İslam'a yönelik yaralama suçlarından açılan davalarla ilgili olarak karar verilmemiş ise de, bu hususta dava zamanaşımı süreleri içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
3- Sanıklar hakkında, mağdurlar Ahmet ve Mehmet'i yaralama suçlarından kurulan hükümlerde;
a) Mağdurlardan Ahmet'in, sağ inguinal bölgedeki 2-3 cm. kesici batıcı alet yarası nedeniyle acil ameliyata alındığı, femoral vende tam kesi görülüp safen ven'in alındığı, mağdurun hayati tehlike geçirip 25 gün iş ve güçten kaldığı; mağdur Mehmet'te ise sağ aksiller hatta, arkus Kosta hizasında, 2-3 cm. batına nafiz kesici delici alet yarası bulunduğu ameliyata alındığı, laparatomide karaciğerde yaralanma görülüp onarıldığı, mevcut yarası sebebiyle mağdurun hayati tehlike geçirip 25 gün iş ve güçten kaldığı anlaşılmakla; zararın ağırlığı karşısında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Kim tarafından başlatıldığı belli olmayan kavga sırasında sanıkların kasten yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri olayda; haksız tahrik nedeniyle sanıkların cezalarından asgari oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Hüsnü ve İslam'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma sebepleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin sübut bulunmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanıklar müdafiileri 14.12.2006 tarihli dilekçede takdiri indirim maddesinin uygulanması ve cezanın ertelenmesi talebinde bulundukları halde bu konuda herhangi bir karar verilmemesi,
b) Sanık Hüsnü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanıklar Hüsnü ve İslam hakkındaki hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy