(1412 S. K. m. 62)
Dava: Ahmet Koçer'i kasten öldürmekten sanıklar Doğan N., Eyüp N. ile Erkan N.'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 13/318 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Erkan ile Eyüp N. müdafii taraflarından istenilmiş, sanıklar Erkan ile Doğan duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Sanıklar Erkan ve Doğan müdafiinin yasal temyiz süresi geçtikten sonraki duruşmalı inceleme isteminin, CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık Eyüp'ün 28.02.2006 günlü duruşmada, taşkın hareketlerde bulunup mahkeme heyetine hakaret etmesi nedeniyle salon dışına çıkartılarak bu durumun tutanağa geçirilip suç duyurusunda bulunulmasına karşın, duruşmadaki tavrının lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek cezasından TCK nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Eyüp ve Erkan'ın kasten insan öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Eyüp'ün ve müdafiinin eksik incelemeye vesaireye, sanık Erkan müdafiinin sübuta, suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine ve karşıtı kanıtlanamayan savunmaya göre, olaydan önce sanıklara ait tarlaya maktulün annesinin hayvanlarını otlatmak için getirdiği, sanık Eyüp'ün maktulün annesini ikaz etmesi üzerine maktulün, olaydan iki gün önce sanığın önünü keserek darp etmeye kalkıştığı, tanık Sabri'nin beyanından da anlaşıldığı üzere sanığa hakaret ederek tehdit ettiği, olay günü de yine maktulün, sanık Eyüp'ün yanına gelerek sözlü tehditte bulunduğu, sanık Eyüp'ün bu durumu kardeşi Erkan'a anlatması üzerine birlikte maktulün evine gittikleri, maktulü dışarı çağırarak tartışmaya başladıkları, akabinde sanıklar Eyüp ve Erkan'ın maktulü birlikte öldürdükleri olayda;
a) Sanık Doğan'ın olay yerinde bulunmadığına yönelik aşamalarda değişmeyen beyanı, olay günü olan 05.11.2005 tarihli tutanakta katılan Hazal'ın sanıklar Erkan ve Eyüp'ün maktulü evden dışarı çağırdığını ifade ederek sanık Doğan'dan bahsetmemesi, maktulün eşi olan katılan Hazal ve baldızı Safiye'nin Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadelerinde sanıklar Eyüp, Erkan ve Mazlum'un suçu birlikte işlediklerini ifade etmelerine karşın, mahkemede olaya karışanın Mazlum değil Doğan olduğunu söyleyerek çelişkili beyanda bulunmaları, dayı-hala çocukları olan ve birbirlerine yakın yerde oturan kimselerin bu şekilde isimleri karıştırmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, olay sonrasında birlikte kaçan sanıklar Eyüp ve Erkan'ın boş arazide teslim oldukları sırada yanlarında Doğan'ın bulunmaması, olaydan sonra evi telefonla arayan sanık Erkan'ın maktulü kardeşi Eyüp ile birlikte öldürdüklerini ifade etmesi, tarafsız tanık konumunda bulunan köy muhtarı Mehmet Rıza Taşdemir'in olay sonrasında sanık Doğan'ı evlerinde gördüğünü beyan etmesi karşısında; sanık Doğan'ın atılı suçu işlediği konusunda her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığı halde, beraatı yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden söz ve hareketler nedeniyle sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy