(5237 S. K. m. 29, 53, 62, 86) (765 S. K. m. 51, 59, 456) (5271 S. K. m. 231)
Münür Kara'yı kasten öldürmekten, Ahmet Savcı ile Durbaba Savcı'yı da yaralamaktan sanık Adem Çançatal, Alim Kara'yı kasten öldürmekten sanık Yasin Çançatal, Durbaba Savcı'yı yaralamaktan sanık Mustafa Çançatal, Mustafa Çançatal'ı yaralamaktan sanık Durbaba (Erhan) Savcı, Durbaba Savcı ile Ahmet Savcı'yı yaralamaktan sanık Kemal Çançatal, ölümle biten kavgaya katılmaktan sanıklar Hasan Tosun ile Besim Savcı'nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin Bakırköy Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 133/458 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Hasan ve Besim'in suçlarının sübutu kabul; sanıklar Durbaba, Mustafa, Yasin, Adem ve Kemal'in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahiller Fatma Can ile Asiye ve Ömer Kara vekillerinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1) CMUK'nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Kasten öldürme suçlarından aldıkları mahkumiyet kararları gereğince, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanıklar Adem ve Yasin hakkındaki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümlerine eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN ve resen de temyize tabi bulunan sanıklar Adem ve Yasin hakkındaki kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar Hasan ve Besim hakkındaki mahkumiyet hükümleri ile sanık Durbaba hakkında mağdur Mustafa'ya yönelik silahlı yaralama, sanık Mustafa hakkında mağdur müdahil Durbaba'ya yönelik silahlı yaralama, sanık Adem hakkında mağdur müdahiller Ahmet ve Durbaba'ya yönelik silahlı yaralama ve sanık Kemal hakkında mağdur müdahiller Ahmet ve Durbaba'ya yönelik silahlı yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
A) Oluşa, dosya kapsamına ve mağdur Mustafa'nın aşamalarda değişmeyen anlatımlarına göre, olay günü iki taraf arasında çıkan kavgada, sanıklar Hasan ve Besim'in mağdur Mustafa'ya karşı basit düzeyde etkili eylemde bulundukları anlaşılmakla, sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nun 456/4, 51/1 ve 59 maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nun 86/2, 29 ve 62 maddelerinin Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanması ve sonuçlarının karşılaştırılması sonucu, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamalarının da buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suçlara hatalı vasıf verilmesi;
B) Sanıklar Durbaba, Mustafa, Adem ve Kemal'in belirtilen suçları hakkında, 5237 Sayılı TCK. ile 765 sayılı TCK'nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak lehe olan hükmün belirlenmesi ve sanıklar hakkında uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, yetersiz karşılaştırma gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
C) Sanıklar hakkında hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmekle, sanıklar Hasan ve Besim müdafileri, müdahil sanık Durbaba müdafii ve müdahil Ahmet ve müdahiller Fatma Can ve Asiye ve Ömer Kara vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmekle, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanıklar Hasan ve Besim hakkında CMUK'nun 326. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy