(5237 S. K. m. 31) (765 S. K. m. 51, 59, 456, 457) (2253 S. K. m. 12, 38) (5395 S. K. m. 23) (647 S. K. m. 6)
Dava: A. Y.'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık T. K.'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ve cezanın ertelenmesine ilişkin Gaziantep İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2007 gün ve 242/72 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın bıçakla yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Fiili işlediği sırada 13 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında, suç tarihi itibariyle, 5237 sayılı TCK'nun 5377 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki 31/2 maddesi uyarınca, 2/3 oranında indirim yapılacağı dikkate alınarak ve 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı TCK'nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbiriyle karşılaştırılarak, lehe olanın tespiti ve uygulamanın da buna göre yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nun 456/2, 457/1, 51/1, 59, 2253 sayılı yasanın 12/2. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
2) 5237 sayılı TCK'nun 31/2 maddesi kapsamında kalan, 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını bitirmemiş olan küçüklerin, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığının tespitinde, anılan kanun hükmü gereğince, mahkeme tarafından, sosyal çalışma uzmanına küçüğün içinde bulunduğu aile, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında rapor hazırlatılması ve bu rapor değerlendirilerek sanığın ceza sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Suç tarihi itibariyle 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 5395 sayılı Yasanın 23. maddesindeki düzenleme sanık lehine olmakla, 5395 sayılı Yasanın bu hükmü uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmaması,
4) Kabule göre de; 2253 sayılı Kanunun ertelemeyi düzenleyen 38. maddesi yerine, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 17.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy