(5237 S. K. m. 32, 53) (5271 S. K. m. 74)
Dava: Babasını öldürmekten sanık M. Y.'ın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Konya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 01.03.2007 gün ve 199/53 sayılı hüküm re'sen temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık savunmalarında, maktul babasının kendisine sürekli kötü davrandığını, tedavisini yaptırmadığını belirttiğinden, bu hususlarda sanığın annesi Fatma dinlenerek doğru olması halinde sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dr. Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Kurulu raporlarına göre, sanığın akıl hastası olup cezai ehliyetinin tam olmadığı, TCK. nun 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği saptanmışsa da, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporunun, sanık müşahedeye tabi tutulmadan yapılan muayene sonucu düzenlendiği anlaşıldığından, sanığın CMK. nun 74. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahedeye tabi tutularak, akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurullarından rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki bulunursa Adli Tıp Genel Kurulunda bizzat muayenesi yapıldıktan sonra aldırılacak rapora göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun gözetilmemesi,
b) Suçta kullanılan ancak maktule ait baltanın mirasçılarına iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olduğundan, re'sen temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy