(5237 S. K. m. 35, 81, 86)
Dava: İsmail K.'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Kemal K., İsa K. ile Kemal K.'ı yaralamaktan sanık İsmail K.'ın yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Uşak Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 01.03.2007 gün ve 51/54 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Katılan sanık İsmail vekilinin 06.03.2007 tarihli temyiz dilekçesinin sadece sanık sıfatı ile verilmiş olduğu, verilen hükmü katılan sıfatı ile yasal süresinden sonra 24.04.2007 günü temyiz ettiği anlaşılmakla, katılan sıfatına yönelik temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Kemal'in mağdur İsmail'e yönelik eylemi ile sanık İsmail'in mağdurlar İsa ve Kemal'i yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde, sanık İsmail'in mağdurlar İsa ve Kemal'i yaralama suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı sanık Kemal'in tahrik ve takdiri indirim, sanık İsmail'in takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Kemal müdafiinin sübuta, verilen cezanın fazla olduğuna vesaireye yönelen, sanık İsmail müdafiinin suçun meşru savunma olduğuna vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık Kemal'in mağdur İsmail'i darp etmesi sonucu, mağdurun baş sağ parietal bölgede açık çökme kırığı ve kraniektomiye neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
a) Darbenin hayati bölgeye doğrudan yöneltilerek yapılması dikkate alındığında, sanık Kemal'in öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde suç vasfının belirlenmesinde hata edilmesi,
b) Kabule göre de; olayda kullanılan ve ele geçmeyen sopanın yaralama suçu yönünden elverişli bir özelliğe sahip olduğu, doğurduğu sonuç itibariyle açıkça anlaşıldığı halde; TCK. nun 86/2-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Sanık Kemal hakkında 5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine geçerli sayılmasına kadar karar verilmesi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanık Kemal hakkında hükmolunan ceza miktarlarının CMUK.nun 326/son maddesi gereği saklı tutulmasına, 24.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy