(5237 S. K. m. 39, 62, 87) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Mehmet Yılmaz'ı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Mevlüt Bakır, işbu suça katılmaktan sanıklar Mehmet Bakır ile Serdar Bakır'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Mevlüt'ün hükümlülüğüne, Mehmet ve Serdar'ın beraatlerine ilişkin Konya Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.03.2007 gün ve 303/66 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Mevlüt müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Yasal yetkisi bulunmayan müdahiller vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; sanık Mevlüt'ün eylemini kastı aşan etkili eylem sonucu adam öldürme olarak kabul eden mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mevlüt'ün adam öldürme ve 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Serdar hakkında elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mevlüt müdafiinin duruşmalı incelemede teşdidin yerinde olmadığına, meşru müdafaa ve sınırın aşılması şartlarının varlığına yönelen, müdahiller vekilinin sanık Serdar yönünden sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık Serdar hakkında verilen beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık Mehmet Bakır'ın 2004 tarihinde maktülün yeğeni Orhan tarafından tabanca atışı sonucu yaralandığı, aynı davada maktülün de yargılandığı ve beraat ettiği, ancak kararın kesinleşmediği, bu olay nedeniyle taraflar aralarında husumet bulunduğu, sanıklar Mehmet ve Mevlütün, olay günü maktülün bulunduğu kahveye geldikleri, sanık Mehmet'in, kahvedeki tanık Hamdi ile konuştuğu ve daha evvelki vurulma olayını kastederek ayağım ne olacak dediği, maktülün yanında oturan tanık Mehmet Özkal'a da maktülün masasında oturması nedeniyle seninle görüşeceğiz diyerek küfür ettiği, kahvede bulunanlara hepiniz çıkın diyerek oradakilerin kahvenin dışına çıkmalarını sağladığı, sanık Mevlüt'ün de, tabancasını çıkararak, maktülün bacaklarına doğru ateş ettiği, her iki uyluk ve bacaklarda yaralanmaya neden olduğu, öldürücü tek yaranın sol uyluk üst arka yüzden giren ve ana damar yaralanmasına neden olan yara olduğu, Mevlüt'ün eylemlerine engel olmayan babası Mehmet ile birlikte olay yerini terk ettiği, oluşan kırıklar ile müterafık damar yaralanması sonucu maktülün öldüğü olayda;
a) Sanık Mehmet'in, sanık Mevlüt'ün eylemine yardım eden olarak katıldığı anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 87/4, 39, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi,
b) Savunmada ileri sürülen, 2004'teki yaralama, 2005'teki ve olaydan 4-5 gün önceki tehdit olayları ile ilgili olarak gerekli araştırmanın yapılması, sanıklar lehine tahrik bulunup bulunmadığının, varsa derecesinin saptanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Sanık Mevlüt'ün 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMKnun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık Mevlüt müdafiinin ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 28.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy