(1412 S. K. m. 318) (5237 S. K. m. 6, 53, 62, 81, 86, 87) (5271 S. K. m. 231) (1136 S. K. m. 164) (YCGK. 12.02.2008 T. 2008/3-25 E. 2008/22 K.)
Dava: İ. A.'ı kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten sanık B. D, işbu suça katılmaktan sanık T. D.'in yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Bursa Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.02.2007 gün ve 513/53 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık B. müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Sanık B. hakkında hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin, yetkisi bulunmaması nedeniyle de katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteklerinin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık B.'ın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık B. müdafiinin suç vasfına, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, yasal ve takdiri indirimlerin uygulanmadığına, katılan vekilinin takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yersizliğine ve sanık T. yönünden suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık B. ile arkadaşları katılan İ. ve tanık H.'in, olaydan önce restaurantta birlikte alkol aldıkları sırada, sanığın masanın üzerinde bulunan katılana ait sigara paketinden katılan rıza göstermediği halde sigara alması nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, daha sonra katılana ait araçla birlikte gezmeye başladıkları sırada bu kez sanık B.Ç.'ın kendi paketinden sigara yaktığını gören katılanın sanıktan sigara istediği halde vermemesi üzerine, katılanın sanıktan araçtan inmesini söylediği, sanığın katılana küfretmesi üzerine tekrar tartışmaya başladıkları, tanık H.'in tarafları ayırdığı, katılan ile tanık H. bir süre daha araçla dolaştıktan sonra katılanın tanık H.'i evine bıraktığı ve evinin önüne geldiği, aracından ineceği sırada sanık B.'ın ele geçmeyen demir boru ile katılanın başına şiddetli bir şekilde vurmaya başladığı, bu esnada sanık B.'ın kardeşi olan diğer sanık T.'ın ise tekme ve yumruklarla ona vurduğu, katılanın kız kardeşi tanık Z.'in bağırması üzerine sanıkların kaçarak birlikte olay yerinden uzaklaştıkları, katılanın sağ frontal kemikte çökme kırığı ile sağ frontal alanda pnömosefali, korpus mandibula ve kondilde oluşan hayat fonksiyonlarını Ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kırıklar nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği olayda;
A- Sanık B. hakkında Kasten Etkili Eylem suçundan kurulan hüküm yönünden;
a) Hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin özelliği, yaraların yeri ve niteliği, engel nedenin varlığı hususları dikkate alındığında sanık Burhan'ın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve eyleminin Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde, bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde Kasten Yaralama suçundan karar verilmesi,
b) Kabule göre de;
aa) Lehe yasanın belirlenmesi sırasında her iki TCK. nun karşılaştırılmasında sonuç cezaların eşit çıkması halinde, 5237 sayılı TCK.na göre kurulan hükümde hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak uygulanan aynı yasanın 53. maddesinin tatbikinin sanık aleyhine sonuç doğuracağı düşünülmeden, 765 sayılı TCK. yerine yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.na göre hüküm kurulması,
bb) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 gün ve 2008/3-25-22 sayılı kararında açıklandığı üzere; yaralama suçunda kullanıldığı kabul edilen demir borunun, doğurduğu sonuçlar da gözetildiğinde, 5237 sayılı TCY'nın 6. maddesi 1/f fıkrası kapsamında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli mahiyette ve silah olarak kabulü ile, 5237 sayılı TCK. nun 86/1 maddesi uyarınca belirlenen cezanın 86/3-e maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
cc) Sanığın demir boru ile vurması sonucu katılanın hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte kırıklar nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği olayda, sanık hakkında sadece en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması ve 5237 sayılı yasanın 86/1, 87/1/d-son, 62 ve 53. maddelerinin tatbiki ile uygulama yapılması ile yetinilmesi gerekirken, 86/1 ve 87/1-d maddeleri uyarınca belirlenen ceza üzerinden uygulama yeri bulunmayan ve bu maddelere atıfta yapmayan 87/3 maddesi ile bir kez daha artırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması,
dd) 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun kararda gösterilmemesi,
B) Sanık T. hakkında Basit Etkili Eylem suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C) Katılan lehine sanıktan tahsiline karar verilen ücreti vekaletin hüküm tarihi itibariyle 1000,00 YTL. yerine yazılı şekilde 900,00 YTL. olarak eksik tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık Burhan müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy