(5237 S. K. m. 81, 141)
Dava: T.Ö.'i kasten öldürmekten ve hırsızlıktan sanık O.K.'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin İzmir Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.05.2008 gün ve 113/151 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii tarafından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı. C.Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dosya içeriğine göre;
Maktul T.Ö.'in cesedi 11.11.2006 günü saat:05:30 sıralarında İzmir İli
Caddesi,
nolu apartmanın önündeki bahçe içinde bulunmuştur. Yapılan otopside, ölende dördü öldürücü nitelikte olmak üzere toplam 8 adet bıçak yarası olduğu anlaşılmıştır. Cesetten çıkan kimliğe göre, ölenin yakınları araştırılmış, bulunan yakınlarından maktulün
nolu cep telefonu taşıdığı öğrenilmiş, ölenin üzerinde telefon çıkmayınca, bu defa Imei araştırılması, yapılmıştır. Olaydan 5 gün sonra 16.11.2006'günü baz istasyonu önünde araştırma yaptırılınca ölenin cep telefonunu 1981 doğumlu tanık S.Y.'ın taşıdığı saptanmıştır. Tanık S.'ın ifadesinde, suça konu telefonu, telefon ticareti yapan babam K.Y.'dan aldım, 2 günden bu yana kullanıyorum demesi üzerine, ifadesine başvurulmuş K.Y., ben bu telefonu 24-26 yaşlarında, 1.65 boylarında köse sakallı, kumral renkli, orta boylu bir şahıstan satın aldım, sonra çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için kontör sorgulama servisini aradım demiştir. Yapılan araştırmada bu servisi arayanlardan birinin sanığın kardeşi B.K. olduğu saptanmış. B. ve ağabeyi sanık O.E.'e celp edilmiş, telefonu alan K. ile yüzleştirilmiş, yüzleştirme tutanağında, K.'ın, şüpheli B. ile ağabeyi sanık O.'ın ve başka kişiler de hazır olduğu sırada, müdafiileri Avukat K.A. ve K.L.A.'ın huzurunda sanık O.'ı telefonu kendisine satan kişi olarak teşhis ettiği yazılıdır. Ancak bu tutanak adı geçen avukatlar tarafından imzalanmamıştır.
Sanık tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemiştir. Tanık avukatlar ise duruşmada, polisteki teşhis tutanağının kendileri huzurunda yapılmadığını, hazırlanmış tutanağı imzalamaları için önlerine konulduğunu, bu nedenle imzalamadan imtina ettiklerini söylemişlerdir. Olay yerinde bulunan sigara izmaritleri ve kan örneklerinden alınan DNA genotiplerinin sanığa ait olmadığı tespit edilmiştir.
Yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yüklenen suçları işlediğine dair kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın mahkumiyetine dair hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy