(5271 S. K. m. 232) (YCGK. 26.04.1993 T. 1993/4-95 E. 1993/122 K.)
Dava ve Karar: İ.İ.'i kasten öldürmekten sanıklar E. S., B. D. ile Ö. T., izinsiz silah taşımaktan sanık Ahmet Savaş'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ait Adana Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/04/2007 tarih ve 48/131 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki sanıklar B. D. ile Ö. T. ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Türk Milleti Adına
1- a) Katılanlar vekilinin sanık A. hakkında 6136 s. Kanuna aykırılık suçundan verilen hükümü temyize yetkisi bulunmadığından bu suça ait temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) CMK.nun 232/2-c maddesi gereğince, gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi, mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar E., B. ve Ö.'in öldürmeye yardım suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun biçimde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde eleştiri ve bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık B.'in eksik soruşturmaya, delillerin hatalı takdir edildiğine, sanık Ö. ve müdafiinin sübuta, katılanlar vekilinin takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve teşdiden ceza tayini gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 26.04.1993 tarih ve 95/122 s. kararına göre özel dairece açıkça onandığı belirtilmeyen bir hükmün kesinleştiği ileri sürülemeyeceğinden; bozma öncesi kurulan 01.04.2005 tarihli kararda katılan S. lehine manevi tazminata hükmedildiği halde, bozma kararında tazminata yönelik bozma olmadığı gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına biçiminde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına bozulmasına, 08.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy