(5237 S. K. m. 81)
Dava: İzzet Tekinalp'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Şükrü Tekinalp'in yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Mersin Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2007 gün ve 369/158 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Şükrü Tekinalp'in suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru müdafaa şartlarının varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ile amcası olan mağdur arasında olaydan bir gün önce tartışma olduğu, mağdurun, sanığa ayaklarımı öpüp özür dileyeceksin dediği, ancak sanığın kaçarak uzaklaştığı, olay günü karşılaştıklarında mağdurun, sanığı yanına çağırıp kendisine vurmaya başladığı, sanığın da yanında bulunan çakı bıçağını çıkartıp, hedef gözetmeksizin rastgele salladığı, mağduru biri toraksa nafiz, ancak iç organ yaralanması olmayacak, diğerleri yüzeysel ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde toplam yedi bıçak darbesi ile yaraladığı, engel neden bulunmamasına rağmen sanığın mağdurun yaralandığını görünce bıçakla eylemine devam etmeyip, tekme ve yumrukla vurup olay yerinden kaçtığı olayda, özellikle hayati bölgelerin hedef alınmaması, yaraların niteliği ve sanığın eylemine engel neden bulunmamasına rağmen kendiliğinden son vermesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten yaralama suçundan ancak meydana gelen zararın ağırlığı nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy