(5237 S. K. m. 86, 87) (5271 S. K. m. 229)
Gereği Düşünüldü:
Olaydan önce birahane önünde sanık ile mağdur Ali arasında yaşanan tartışmayı müteakip mağdurların motorsiklet ile oradan uzaklaşmaları üzerine, sanığın tanık Ali Osman' a hitaben silahım olsaydı çekecektim, ben onlara gösterirdim diyerek otomobili ile birahane önünden ayrılması, mağdurların arkadan gelen sanığın sağ şeritte seyrettikleri sırada kendilerine çarpıp uzaklaştığı yönünde beyanların, olay yerinde fren izinin bulunmaması, yolun çift şeritli duble yol oluşu, keşif soncu düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında suçun kasten işlendiği ve sanığın 5237 sayılı TCK. nun 86/1, 87/1-d ve 86/2. maddeleri gereğince cezalandırılması ve sanık üzerine kayıtlı 45 Y 1584 plakalı otomobilin müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde suç vasfının belirlenip hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA 03.04.2008 gününde CMK. nun 229/3. maddesine göre sanığın en çok aleyhine olan oy çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenmek suretiyle oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Mevcut dosya içeriğine göre delilleri tahlil ederek oluşa uygun şekilde her iki mağdura karşı suç vasfını taksirle yaralama olarak tayin ve takdir eden yerel mahkemenin uygulamasında bu yönü ile isabetsizlik bulunmadığı, verilen hükmün (ONANMASI) gerektiği düşüncesi ile sayın çokluğun suçun vasfı yönünden bozma düşüncelerine katılmıyorum.
KARŞI DÜŞÜNCE
Gerek sanık İbrahim Tufan ve gerekse mağdurlar Ali Kıroğlu ile Yılmaz Ayan Manisa'daki tanık Ali Osman Kaplan'ın garsonluk yaptıkları birahaneye zaman zaman bira içmeye geldiklerinden; Ali Osman tarafından tanınmaktadırlar.
Olay günü sanık birahaneye gelmiş, bira içmiş sonrada birahanenin önündeki Renault -9 marka arabasının kapısını da açık tutarak yüksek sesle müzik dinlemeye başlamıştır. Bu arada birahaneden çıkan mağdurlar motosiklete binip Akhisar yönünde gidecektir. Ancak sanığın otosunun kapısı açık olduğundan, sokağın darlığı nedeniyle geçememektedirler. Bu nedenle motosiklet sürücüsü mağdur Ali kızmış ve arkadaş hem müziği sonuna kadar açmışsın, birde kapıyı açık bırakıp geçmemizi engelliyorsun diye söylenmiştir. Sanık bunun üzerine otosunun kapısını kapatmış, mağdurlar gittikten sonra arabada bulunan tanık Ali Osman'a yanında silah olsa bunları vururdum demiş, sonrada arabasına binip motosikletin gittiği yöne doğru uzaklaşmıştır. Gidiş dönüşü çift şeritli duble yolda tenha bir yerde motosiklet ile yolun sağında gitmekte olan mağdurları görünce onlara çarpmış, motosiklet sürücüsü mağdur Yılmaz kayalıklara, arka selede oturan diğer mağdur Yılmaz da şarampole yuvarlanmışlardır. Sanık hiç durmadan olay yerinden uzaklaşmış bir müddet sonra tesadüfen yoldan geçenler kazayı görüp polisi aramışlar, ambulans gelmiş, yaralılar hastaneye kaldırılmıştır. Yaralanma sonucunda mağdur Ali sağ göz kapağında insizyon, dört ekstremiztede multiple 1 cm ve altında lasarasyonlar, sol hemitoraksta cilt altı anfizemi şeklinde diğer mağdur Yılmaz sol maksiller bölgede 1,5x2 cm yüzeysel sıyrık sol dirsek altta 0,5x0,1 cm lezyon, sol ayak bileğinde 1,5x2 cm künt lezyon, sol diz 4 adet 0,5x0,1 lezyonlar, sol gluteus altta yüzeysel eritem olduğu şeklinde yaralanmışlardır. Mağdur Ali müdahil olmamış diğer mağdur Yılmaz önce müdahil oldu ise de daha sonra hükmü temyiz etmemiştir.
Mağdurlar ve sanığın alkollü olduğu saptanmıştır. Yine olay yerine gelen polisin tuttuğu tutanakta fren izi olmadığı görülmüştür. Yol geniştir o sırada bir başka araç yoldan geçmemektedir. Cam kırıkları iki şeritli gidiş yolunun sağ şeridindedir. Böylece çarpma anında mağdurların yolun sağ tarafında olduğu anlaşılmıştır. Tanık Ali Osman'ın tüm aşamalardaki ifadelerinde sanığın ben de silah olsa idi şimdi bunları vururdum şeklinde sözler sarf etmesi, yol müsait iken otosu ile mağdurların motoruna çarpıp durmadan olay yerinden uzaklaşması, tüm dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde; olayın trafik kazası olmayıp mağdur Ali'nin sözlerine içerleyen sanığın onların peşinden gidip ıssız yolda görünce kasten onlara çarpması olayında sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini göstermektedir. Olayda taksir olmadığı gibi yaralamak amacıyla çarptığından da söz edilemez. Gerçektende mağdurlar ölümden dönmüşlerdir.
Bu nedenlerle kastın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mağdur sayısınca cezalandırılmaları ayrıca suç aleti otonun da zoralımına karar verilmesi gerektiği görüşünden olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yönündeki görüşlerine katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy