(5237 S. K. m. 53, 86, 87)
Dava: İbrahim
'nu kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Figen
'ın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin Antalya Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07/03/2007 gün ve 95/57 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğiname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar: 1- Sanık hakkında TCK'nun 86/1 maddesi ile temel cezanın tayin edilmesi ve TCK'nun 86/3-e maddesi ile yapılan artırım yapılmasından sonra, TCK'nun 87/2-d maddesi ile yapılan artırım sonucu ceza miktarının 3 yıl 18 ay hapis olarak gösterilmesi gerekirken, yazılı biçimde 4 yıl 6 ay olarak gösterilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sanığın ceza ehliyeti bakımından yeniden rapor aldırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Mağdura ait adli tıp şube müdürlüğü raporundaki karaciğer yaralanmasının organlarından birinin işlevini yitirmesine sebep olduğunun belirtilmesi, mağdurun mahkemede alınan beyanında tek böbreğinin ameliyatla alındığını söylemesi karşısında, mağdura ait tüm tedavi evrakları ilgili yerlerden getirtilerek, mağdurdaki yaralanmanın, basit bir tıbbi müdahale ile giderilip, giderilmeyeceği, hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı, mevcut yaralama ile böbreğinin alınması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, organlarından birinin işlevini yitirmesine sebep olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesinden ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b) 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3. fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde belirtilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy