(765 S. K. m. 51, 58, 59, 456, 457) (5237 S. K. m. 53)
Dava: M.'i kasten öldürmekten sanığın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin Gaziantep Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.03.2007 gün ve 361/122 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil taraflarından da istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- İddianamede olayın oluş şeklinin anlatılması, deliller kısmında otopsi raporuna da yer verilmesi, sanığın sulh ceza mahkemesindeki sorgusu sırasında dosyadaki tüm belgelerin okunması ve diyeceklerinin sorulması, ayrıca sanığın maktule tüfekle ateş ettiğini kabul etmesi karşısında, tebliğnamenin otopsi raporunun sanığa okunmadığından bahisle bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sanığın fiilini meşru müdafaa sınırları içinde işlediğine, hakkında haksız tahrik indiriminin az olduğuna, müdahilin ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Maktulden gelen ve sanığa yönelik haksız hareket teşkil eden bir söz ve davranış bulunmadığı halde, gerekçesi gösterilmeden sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanığın, Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2004 tarih ve 1237/578 sayılı ilamı uyarınca 765 sayılı TCK. nun 456/4, 457/1, 51/1, 59. maddelerinden 288 TL. adli para cezasına mahkum olup, mahkumiyet kararı 07.06.2004 tarihinde kesinleşen ve 12.07.2004 tarihinde yerine getirilen ilamının tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, TCK. nun 58. maddesinin uygulanmaması,
c) 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartlı salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 07.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy