(5237 S. K. m. 29) (765 S. K. m. 464) (1412 S. K. m. 310, 317, 318) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Ayhan Akbaba'yı kasten öldürmekten, Abdullah Akbaba'yı yaralamaktan sanık Yılmaz Helvacı, işbu ölümle biten kavgaya katılmaktan sanık Yunus Helvacı'nın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin İzmir Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.07.2007 gün ve 295/233 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile müdahil vekili tarafından istenilmiş, müdahil duruşmada talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1) a) Müdahilin hak ve yetkisi olmadığından, vekilinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK 317, 318 maddeleri,
b) Sanıklar müdafiinin, 04.07.2007 tarihinde, yüzüne karşı verilen hükmü, CMUK 310. maddede kabul edilen süre içinde sadece sanık Yılmaz yönünden temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık Yunus yönünden süresinden sonra gerçekleşen temyiz isteminin CMUK 317. maddesi,
c) Sanık Yılmaz'ın, müdahil Abdullah'a karşı eyleminden verilen doğrudan adli para cezasının CMUK. 305. maddesine göre kesin olduğundan, bu suç yönünden temyiz talebinin CMUK. 317 maddesi,
d) Sanık Selahattin hakkındaki beraat hükmü, dairemizin 22.09.2006 tarih ve 655/3710 sayılı ilamı ile onandığı, bozmadan sonraki yargılamada bu sanık yönünden hüküm olmadığından müdahil vekilinin, sanık Selahattin yönünden temyiz talebinin CMUK 317. maddesi
Gereğince REDDİNE karar verilmiştir.
2) Toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanık Yılmaz'ın kasten insan öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma kararı üzerine verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yasal savunmaya, haksız tahrik indiriminin az olduğuna, sanığın bir nedene dayanmayan, müdahil vekilinin ise haksız tahrik indirimi uygulanamayacağına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1) Sanık Yılmaz hakkındaki; hükmün incelenmesinde: Dairemizin 22.09.2006 tarih ve 655/3710 sayılı ilanımda etki-tepki kuralı da gözetilerek maktulden kaynaklanan hareketin ancak basit tahrik olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden cezanın ağır tahrik sebebiyle ve üstelik azami oranda indirime tabi tutularak yazılı şekilde hüküm tesisi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesine ve bozma kararına uyulduğunun belirtilmesine göre; haksız tahrik uygulamasında 5237 sayılı TCK. nun 29. maddesi uyarınca üst sınıra yakın bir ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde 15 yıla hükmolunarak eksik ceza tayini,
2) Sanık Yunus Hakkındaki hükmün incelenmesinde;
A) Sanığın, 765 sayılı Yasa'nın 464/3. maddesinde tanımlandığı üzere, ölümle biten kavgada maktule el uzatmaksızın kavgaya katıldığı, maktulün ölümü ile sonuçlanan olayda diğer sanık Yılmaz'la aralarında iştirak iradesi de olmadığı anlaşılmakla, kavgaya katılmanın, 5237 sayılı Yasa'da suç olarak tanımlanmadığı gözetilmeden sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
B) Kabule göre de; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi kısmen değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 16.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy