(5237 S. K. m. 6, 86, 87)
Dava: 1- Sanığın kasten yaralama suçunda kullandığı otomobil niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK. nun 6. maddesinin 1. fıkrası (f) bendi kapsamındaki savunma ve saldırıya elverişli silahlardan sayılamayacağından, otomobilin 5237 Sayılı TCK. nun 6/1-f maddesi kapsamında silah sayılıp sayılamayacağının tespiti gerektiğinden bahisle bozma öneren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak;
a- Sanığın A isimli şahısla aralarında alacak-borç ilişkisi nedeniyle konuşup tartıştıkları, sinirlenen sanığın, kamyonetine binerek, A çalıştığı işyerine bahçe kapısına kamyonetiyle çarparak içeri girdiği, A'ya ait bina önünde park halinde duran pikaba arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle A'ya ait pikabın ileri doğru fırladığı, bu sırada pikap ile bina arasında bulunan ve çiçek sulamakta olan mağdur B'nin pikap ile binanın balkon mermeri arasına sıkışıp kaldığı, ölüyorum beni kurtarın diye bağırdığı, sanığın mağdurun sıkışıp yaralandığını görmesine ve orada bulunan A ve tanıklar An, Aç, T, E'nin sanığı durması konusunda uyarmalarına rağmen sanığın, iki kez daha A'nın aracına kamyonetiyle çarptığı, bu çarpmaların etkisiyle mağdur B'nin sağ bacak femoral bölge arkada iki adet 3 cm.lik kesi, ön tarafta 1 cm.lik kesi, diz altından itibaren fibulada fraktür oluşacak şekilde yaralandığı ve sağ femur orta bölümden amputasyona neden olan yaralanması nedeniyle, hayati tehlike geçirerek, 120 gün iş güç kaybına, uzuv tatiline neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın fiiliyle açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olup öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması yerine suç vasfının yaralama kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabule göre;
TCK. nun 87. maddesinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin bir bütün olarak sayılması ve her bir bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, sanığın mağdurun hayati tehlike geçirmesine ve organ kaybına neden olduğu olayda oluşan bu ağırlatıcı sonuçlardan ancak en ağır olanı ile cezasının arttırılabileceği gözetilmeden 5237 Sayılı TCK. nun 86/1 maddesiyle belirlenen cezanın 87/2-b maddesi uyarınca artırılması yerine 87/1-d ve 87/2-b maddeleri uyarınca iki kez artırılarak 765 sayılı TCK. hükümleri ile yapılan hatalı karşılaştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy