(5271 S. K. m. 318, 185) (5237 S. K. m. 35, 39, 81)
Dava: G.'yi kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar F. ile S.'ın yapılan yargılanmaları sonunda, Hükümlülüklerine ilişkin Yalova Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.07.2007 gün ve 111/116 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık F. duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1) Sanık F. hakkında verilen cezanın süresine göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2) Getirtilen nüfus kaydına göre 21.01.1990 doğumlu olup, 18 yaşından küçük olan sanık Serkan hakkındaki yargılamanın CMK'nun 185. maddesi uyarınca kapalı yürütülmesi gerekirken, 16.08.2006 tarihli oturumun açık yapılması yasaya aykırıysa da telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar F. ve S.'ın kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık F. müdafiinin, suç vasfına, tahrikin bulunduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 39. maddesinin uygulanması gerektiğine ve teşebbüs uygulamasında fazla ceza verildiğine yönelen, sanık S. müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve müdahil vekilinin sanıklar hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, dosya kapsamındaki delillere ve mağdura ait Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21.03.2007 tarihli rapor içeriğine göre, olay günü, her iki sanığın da birlikte hareket ederek mağduru önce evinden dışarı çağırdıkları, sonra sanık Serkan'ın mağdurun başına sopa ile vurduğu ve akabinde mağdura 6 kez bıçakla hayati önemi bulunan vücut bölgeleri olan sırt, göğüs, batın ve sol lomber bölgeden isabetle, sağ 9-10. kot seviyesindeki kesici delici alet yarasının karın boşluğuna geçerek karaciğerde yaralanma yapıp, yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde, sol 7. interkostal aralıktaki kesici delici alet yarasının göğüs boşluğuna geçerek, hemopnömotoraksa ve yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde vurdukları, mağdurun olaydan hemen sonra kaldırıldığı hastanede acil müdahale ile hayata döndürüldüğü anlaşılmakla, sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükümleri kurulurken, 5237 sayılı TCK. nun 35. madde uygulamasında, olayda kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yara yerleri ve yara nitelikleri ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre üst sınıra yaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza verilmesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma sebebine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık F. müdafiinin tahliye isteminin reddine, 04.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy