(5237 S. K. m. 29, 39, 53, 62, 81) (5271 S. K. m. 231, 317) (765 S. K. m. 31, 33)
Dava: K
'i kasten birlikte öldürmekten sanık M
, işbu suça fer'i fail şekilde katılmaktan sanık Mehmet A., suç delillerini gizlemekten sanık Hamis'in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Mersin İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.12.2006 gün ve 446/481 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Mehmet müdafii ile müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Maktülden müdahil N
'nin 04.12.2006 tarihinde yüzüne karşı verilen kararın vekili tarafından yasal süre geçtikten sonra 30.01.2007 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, Nadire yönünden yasal süreden sonra olan temyiz talebinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddine,
2- Tutanak içeriğinde müdahil C
'in duruşmada hazır bulunduğunun yazılmasına rağmen kararın müdahil Cemil'in yüzüne karşı tefhim edilmediği anlaşıldığından vekili olan avukat Abdurrahman Paksoy'un yokluğunda verilen karar kendine 29.01.2007 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 30.01.2007 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek,
Müdahil C
vekili ve sanık M
ve M
A. haklarında adam öldürme suçundan kurulan hükümler ile sanık Hamis hakkında cürüm delilini saklamak suçundan kurulan hükümle ilgili yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mehmet müdafiinin ağır tahrik bulunduğuna, müdahil Cemil vekilinin sanık Hamis yönünden bir sebebe dayanmayan, sanıklar Mehmet ve Mehmet A. yönünden suç vasfına, tahrik bulunmadığına, takdiri indirim uygulanmasının isabetsizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Sanık Mehmet hakkında kurulan hükümle ilgili olarak;
765 sayılı TCK. nun uygulanması suretiyle belirlenecek ceza miktarı ile 5237 sayılı TCK.nun uygulanması suretiyle belirlenecek ceza miktarı aynı olduğunda, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddesine göre daha lehe olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğunun kabul edilmesi ve ona göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık Mehmet A. hakkında kurulan hükümle ilgili olarak;
a) 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 39 ve 29. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarken 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine yazılı şekilde 6 yıl hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi,
b) 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar geçerli sayılacağının hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
3- Sanık Hamis hakkında kurulan hükümle ilgili olarak;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Mehmet müdafii ve müdahil Cemil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 21.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy