(5271 S. K. m. 83, 170, 174, 175, 253, 309) (765 S. K. m. 55, 61, 448) (6136 S. K. m. 15)
Dava: Kasten adam öldürmeye eksik teşebbüs ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçlarından şüpheli .......hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda .......... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.09.2007 tarihli ve 2005/1575 soruşturma, 2007/1381 esas, 2007/92 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, ............ Ceza Mahkemesinin 21.09.2007 tarihli ve 2007/16-1381 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ............. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2007 tarihli ve 2007/363 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, mahkemece, soruşturma aşamasında alınan beyanların olayı aydınlatacak ve hukuki vasıflandırmayı tespite yarayacak nitelikte olmadığı, bu nedenle şüpheli ve bir kısım tanıkların yeniden beyanlarının alınmasına;
Olay mahallinde keşif yapılıp yer göstermeler sonucunda ehil bilirkişiden rapor aldırılmasına;
Mağdur hakkında .......... Devlet Hastanesi tarafından verilen raporun yeterli olmadığı, bu nedenle en yakın Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması;
Bu hususlar yerine getirildikten sonra sonucuna göre görevli mahkemeye dava açılması;
Şüpheli hakkında verilen mahkeme ilamlarının kesinleşme ve infaz şerhlerini de belirtecek şekilde getirtilerek dosya arasına konulmasına;
6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı uzlaşma hükümlerinin uygulanması;
Gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmişse de; 5271 sayılı kanunun 170/3. maddesinde iddianamede hangi hususların bulunması gerektiği, aynı kanunun 174/3.maddesinde ise iddianamenin iade sebepleri arasında keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmaması ve şüpheli hakkında verilen
yapılması gerektiği ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağı,
5271 sayılı kanunun 170/2. maddesindeki Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler hükmü uyarınca, kamu davasının açılmasının gerekip gerekmediği yönünde delilleri takdir yetkisinin Cumhuriyet Savcısına ait olduğu, 5271 sayılı kanunun 253/1. maddesi gereğince, ancak mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması halinde hükümlerinin uygulanabileceği cihetle, 6136 sayılı kanuna aykırılık suçunun uzlaşma hükümlerine tabi olmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ........ tarihli ve ........... sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararı, 5271 sayılı CMK'nın 309 maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2007 tarihli ve 261638 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
I) Olay: Şüpheli .......... hakkındaki soruşturma dosyası kapsamından:
1) Şüpheli hakkında 23.04.2005 tarihinde işlediği suçtan 765 sayılı TCK'nın 448, 61, 55/3 ve 6136 sayılı yasanın 15/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle ............. Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2007 tarihli ve 2005/1575 soruşturma, 2007/1381 Esas, 2007/92 sayılı İddianamesiyle kamu davası açıldığı;
2) Anılan iddianamenin 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesinde öngörülen koşullara uygun bulunmadığı gerekçesiyle gönderildiği ............ . Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2007 tarihli, 16-1381 sayılı kararıyla, aynı Yasanın 170. maddesi gereğince iade edildiği;
3) Bu iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın ............Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2007 tarihli ve 2007/363 D.İş sayılı kararıyla yerinde görülmeyerek red edildiği; anlaşılmaktadır.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Kanun yararına bozma istemi, 5271 sayılı CMK'nın 170/3 maddesinde iddianamede hangi hususların gösterileceğini, 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin açıklandığı, iddianamenin iade nedenleri arasında ret gerekçesinde yazılı hususların yer almamasına karşın, bu nedenlerle iddianamenin iadesine karar verilmesine ilişkin karar yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III) Hukuksal değerlendirme:
Kamu adına ceza davasını açma yetki ve görevi Cumhuriyet Savcısının tekelindedir. (CMK m. 170/1). Soruşturma evresinin sonunda toplanan kanıtlardan suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşuyorsa Cumhuriyet Savcısı iddianameyi düzenler (CMK. M. 170/2). İddianamenin, sunulduğu mahkemece kabulüyle kamu davası açılmış ve kovuşturma evresi başlamış olur (CMK. M. 175/1). İddianamenin içeriği unsurlar yasada ayrıntılı bir biçimde sayılmıştır. (CMK. M. 170). İddianamenin sunulduğu görevli mahkeme onbeş gün içerisinde iddianameyi inceleyerek, CMK'nun 170. maddede yazılı unsurları taşımadığına, suçun kanıtlanmasına etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadığına, ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde öngörülen usule uyulmadığı kanısına varırsa iddianameyi iade eder (CMK. m. 174).
Somut olayı oluşturan sorun, işlendiği ileri sürülen suça ilişkin yapılan soruşturma aşamasında alınan beyanların olayı aydınlatacak, hukuksal nitelendirmeyi saplamaya yarayacak açıklıkta olmadığından şüpheli ile tanık ifadelerinin yeniden alınması, olay yerinde keşif yapılması, mağdurun ............. Devlet Hastanesinden alınan raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle Adli Tıp Kurumu Başkanlığından yeniden rapor alınması, şüpheli hakkında verilen mahkeme kararlarının kesinleşme ve infaz şerhlerini de belirtecek şekilde getirtilerek dosya arasına konulması, 6136 sayılı Yasaya aykırı eyleminden dolayı şüpheliye uzlaşma önerisinde bulunulması gerekçelerine dayalı olarak iddianamenin iadesine ilişkindir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, kamu davası açmanın temel koşulu, soruşturma evresinin sonunda toplanan kanıtlardan suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşmasıdır. Ayrıca iddianamenin reddine ilişkin nedenler yasada açıkça belirtilmiştir. Bu koşulların konusunda mahkemenin takdir hakkın bulunmadığının altı özellikle çizilmelidir. Öte yandan, keşfin kural olarak Yargıç veya mahkemece, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağı yasada açıkça öngörülmüştür. CMK madde 83/1. yasada belirtilen suçlardan ve koşullarda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulabileceği belirtilmiştir. CMK madde 253/1. bu durumda 6136 sayılı yasaya aykırı eylemde bulunmak taraf ve kamu hukuku olduğundan uzlaşma kapsamı dışında kaldığı açıktır.
Sonuç olarak dosya kapsamından, kamu davasının açılması bağlamında yeterli şüphenin oluştuğu yaralama eyleminin öldürmeye kalkışma suçunu oluşturduğuna ilişkin değerlendirmenin soruşturma makamının yetkisine iliştiği, ağır ceza mahkemesine ait olduğu, 6136 sayılı yasaya aykırılık oluşturan eylemin uzlaşma kapsamında bulunmadığı gibi ileri sürülen diğer konuların da iddianamenin reddi nedenleri arasında sayılmadığı anlaşılmakla, iddianamenin reddine ilişkin ......... Ağır Ceza Mahkemesinin ........tarihli 16-......... sayılı kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine hükmeden, usul ve yasaya aykırı bulunan ......... Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2007 tarihli ve 2007/363 D.İş sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
IV) Sonuç ve karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden ............. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2007 tarihli ve 2007/363 D.İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 21.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy