(5237 S. K. m. 29, 53, 62, 81) (765 S. K. m. 31, 33, 51, 59, 448) (5252 S. K. m. 9) (YCGK. 07.02.2006 T. 2006/10-11 E. 2006/12 K.)
Dava: Adam öldürmek suçundan M. T. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK. nun 81, 29/1, 62, 53/1-2. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair Zonguldak Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/09/2007 gün ve 151/129 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı, hükümlü müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Hükümlü M. T. hakkında 765 Sayılı TCK. nun 448, 51/1, 59/2, 31, 33. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca, yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozmaya uyularak kurulan hükümde, bozma nedenleri dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlü müdafiinin haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim miktarına, katılanlar vekilinin suç vasfına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Kesinleşen hükümde, bir avukatlık bürosunda çalışan ve kendisini avukat olarak tanıtıp o şekilde tavırlar sergileyen maktulün, sanığın taksitlendirme yönündeki talepleri karşısında onu yalancılık ve sahtekarlıkla suçlaması ve bunu orada bulunan şahısların yanında da söylemesinden ibaret hafif haksız tahrik kabul edilen eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCK. nun 51/1 maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı halde, uyarlama yargılaması sonucunda haksız tahrik nedeniyle 12-18 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK. nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, üst sınıra yakın bir ceza yerine, 16 yıl hapis cezası verilmek suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.02.2006 gün ve 2006/10-11-12 sayılı kararında açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında hükümlünün sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunduğu, CMK'nın 325/2. maddesinde öngörülen hakkaniyet ölçütünün bir gereği olarak, uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin, uyarlama yargılaması aşamasında katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan hükümlü hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun kararda gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, hükümlü müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 17.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy