(765 S. K. m. 29)
Dava: Kayınvalidesi Z. K.'ü öldürmekten, karısı L. Ö.'i öldürmeye teşebbüsten ve kızı E. Ö.'i yaralamaktan sanık F. Ö.'in yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin İzmir Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2006 gün ve 16/280 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle sanık hakkında duruşmalı, C. Savcısının temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: A) Sanığın, mağdur kızı E.'i kasten yaralama suçundan kurulan hükümde cezanın tür ve miktarı itibariyle CMUK. nun 305. maddesi uyarınca kesin olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu suça yönelik temyiz talebinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
B) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten kayınvalidesi öldürmek ve kasten eşini silahla yaralama suçlarının sübutu kabul, kasten insan öldürme suçu yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiilerinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede yasal savunma sınırının aşıldığına, ağır derecede tahrikin varlığına, mağdur L.'a karşı eylemde sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, eşi mağdur L.'ın çocuklarını da alarak Ekim ayı içerisinde müşterek haneyi terk ettiği ve annesi maktül Z.'ün evinde yaşamaya başladığı, 23.11.2004 tarihinde sanık aleyhine Aile Mahkemesinde boşanma davası açtığı, sanığın boşanmak istemediği, olay günü saat 01.30 sıralarında maktülün evine alkollü vaziyette gelen sanığın evin giriş kapısını kırarak içeri girdiği, maktülü toplam 28 adet bıçak darbesi ile öldürdüğü, ardından yatak odasının kapısını da kırarak oda içerisinde bulunan eşi L. ve çocuklarının yanına geldiği, kendisine engel olmak isteyen L.'ı da göğüs sağda, sağ uylukta, sırt sağda, lomber bölgede, sol kolda ve sağ kolda olmak üzere toplam 13 bıçak yarası ile yaraladığı, ayrıca her iki avuç içinde multiple kesiler bulunduğu, göğüs sağda hemotoraksa (göğüs içi kanama) neden olan yaralanmanın mağdurun hayatını tehlikeye düşürdüğü, sol el hareketlerindeki kısıtlılığın uzuv zaafı niteliğinde olduğunun belirlendiği, mağdurun sanığın bir anlık boşluğundan istifade ederek bahçeye açılan kapıdan kaçarak kurtulduğu, yardım çağrılarına komşuların dışarı çıktığı ve polis çağırdıkları anlaşılmakla,
1) Sanığın, mağdur eşinin evi terk ederek annesinin evinde kalması ve boşanma davası açmasının verdiği kızgınlıkla suçu işlediği, duruşma aşamasında ileri sürüldüğü gibi maktülün sanığa hakaret ettiği doğru olsa bile tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı anlaşıldığı halde, tahrik hükümlerinin uygulanması sonucu eksik ceza tayini,
2- a) Mağdur L.'a yönelik eylemi kasten eşini öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu halde, yaralama suçundan hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; Mağdur L.'a yönelik eylemde meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 765 sayılı TCK. nun 29. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, Cumhuriyet Savcısının temyizi maktüle yönelik eyleme hasredildiğinden, sanığın mağdur L.'a yönelik eyleminde CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla kısmen re'sen de temyize tâbi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 04.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy