(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 21, 50, 51, 170) (1412 S. K. m. 318)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi M. A.'ın ölümüne sebebiyet vermekten sanık H. S., genel güvenliği kasten tehlikeye sokmaktan, suç delillerini gizlemekten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar H. S., H. Ş., N. Ü. ile H. D.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin Antalya Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2007 gün ve 227/431 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanıklar vekili taraflarından istenilmiş, sanık H. S. duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Sanıklardan H. S. müdafilerinin duruşma talebinin cezanın miktarı itibariyle CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklardan H. S.'in maktulün ölümüne sebebiyet vermek, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet, sanıklardan H. Ş.'in genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet, sanıklardan N.'ın genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, sanıklardan H.'in suç delillerini yok etme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıklardan H. S.'in maktule yönelik suçu nedeniyle bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla suç niteliklerini tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklardan H. S. müdafilerinin eksik soruşturmaya, sübuta, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına, seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine, teşdiden ceza tayinine, sanıklardan H. Ş. ve N. müdafilerinin genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına, TCK. nun 50, 51. maddelerinin uygulanması gerektiğine, sanıklardan H. müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanık H. S. hakkında bilinçli taksirle adam öldürmek suçundan kurulan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede;
Sanığın, olay gecesi düğün yerinde insanların bulunduğu ortamda genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde havaya doğru ateş ettiği sırada tabancasının tutukluk yapması üzerine, tetik hakimiyetini bırakmadan ve hiçbir önlem almadan gereksiz yere topluluğun üzerine doğru tutarak silahını atışa elverişli duruma getirmek için uğraşırken tetiğe basınç uygulayarak ateşlediği silahtan çıkan kurşunun topluluk içinde bulunan M.'ya değmesi sonucu ölümün meydana geldiği olayda;
Sanığın, öldürme sonucunun meydana gelebileceğini öngörmesine karşın eyleminden vazgeçmeyerek sürdürmesinin olası kastla insan öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bilinçli taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Sanıklardan H. S. hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından verilen hükümlerde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 10.04.2007 gün ve 63-87 sayılı kararına göre; 5237 sayılı TCK. uygulanarak verilen cezaların aynı yasanın 51. maddesi uyarınca ertelenmesinde, verilen cezaların toplamına değil, her bir suç için belirlenmiş olan cezalara ayrı ayrı bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Sanıklar H. S., H. Ş. ve N. hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak;
Sanıkların TCK.nun 170/1. maddesinin hangi bendi uyarınca cezalandırıldıklarının hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
d) Sanıklar H. S., H. Ş., N. ve H. hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet ve suç delillerini yok etme suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmekle hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanıklardan H. S.'e verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin reddine, 27.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy