(5237 S. K. m. 27, 29, 81, 86)
Dava: Murat Çamur'u kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Nihat Uğurlu'nun yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin İstanbul Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2007 gün ve 222/395 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- a) Sanık müdafiinin duruşma talebinin cezanın miktarı itibariyle CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b- Mağdur Murat'ın katılma talebinin görevli mahkemece karara bağlanmaması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdire ilişen sebebin niteliği taktir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya, TCK. nun 27. maddesinin uygulanması ve alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanıkla mağdurun alacak-borç ilişkisinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle tartışmaya başladıkları, mağdurun hakaret edip elindeki bira şişesi ile sanığın kafasına vurduğu, tahrik altında kalan sanığın hayati bölgeyi hedef alıp tabanca ile ateş ederek mağduru sağ lomber bölgeden aldığı isabetle mide harabiyeti sonucu hayatını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı olayda;
a) Suçta kullanılan silahın özelliği, atış mesafesi, hedef alınan vücut bölgesi ile meydana gelen yaralanmanın niteliği nazara alındığında sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu nedenle kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde suçun yaralama olarak vasıflandırılması,
b) Mağdurun hakaret etmek ve sanığın kafasına bira şişesiyle vurarak adiyen yaralamaktan ibaret eylemleri nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle asgari düzeyde indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Kabule göre;
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyet hükümleri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca aleyhe temyiz olmadığından hükmolunan ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 06.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy