(5237 S. K. m. 35, 82)
Dava: İ. Ö.'yü kasten öldürmeye teşebbüsten sanığın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2007 gün ve 618/65 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, eksik incelemeye, sübuta, suç vasfının yaralama olduğuna ve sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın yaşadığı köyün muhtarı olan mağdurun köyün dirlik ve düzeninden sorumlu olduğu, sanık ve ailesinin köyden göç etmesini sağlamak için değişik zamanlarda ailesinin tehdit edilmesi ve evinin taşlanması gibi olaylar karşısında görevini yapmadığını düşünerek, olaylardan muhtarı sorumlu tutan sanığın, iki bıçak darbesi ile batına nafiz olarak böbrekte yaralanma meydana getirerek, yaşamsal tehlike geçirerek, uzuv tatili oluşturacak şekilde öldürmeye teşebbüs ettiği olayda;
1) Eskişehir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 06.10.2006 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın, olay günü mağduru biri sağ lomberde, diğeri batına nafiz olmak üzere, yaşamsal tehlike geçirerek, böbrek alınması nedeniyle uzuv tatili oluşturarak şekilde bıçakladığı sırada tanık B.'ın müdahalesi ile eylemine son vererek olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmakla, sanık hakkında öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK'nun 35. maddesi uygulamasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak üst sınıra yakın şekilde ceza verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini;
2) Oturdukları köyde sanık ve ailesinin köyden gitmesi için yapılan zorlayıcı eylemlerde, muhtar olan mağdurun görevini etkin şekilde yapmamasının verdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında kalan sanık hakkında, tahrik uygulamasında olayla örtüşecek şekilde makul bir oranda indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza verilmesi;
3) Sanık, eylemini mağdurun muhtarlık görevinden dolayı gerçekleştirdiğinden, hakkında 5237 sayılı TCK'nun 82/1-g maddesi uyarınca ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmekle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına, sanık hakkında verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 10.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy