(765 S. K. m. 36, 40) (5237 S. K. m. 86) (5271 S. K. m. 231)
Dava: T.K.'i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık H.K.'nın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2007 gün ve 169/243 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: I- Hükme esas alınan görevsiz mahkemede düzenlenen keşif zaptının, duruşma sırasında C. Savcısına okunup, keşif ile ilgili görüşünün sorulması karşısında, tebliğnamenin bozma isteyen (2) numaralı görüşüne iştirak edilmemiştir.
II- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrike ilişkin sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan, müdahil vekilinin, tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Dosya kapsamına göre sanığın, patronu olan mağdura, alacağını vermemesi ve askerlikten kaçıp yanında çalışmaya devam etmesi için baskı yapması nedeni ile husumet beslediği, olay günü de işyerinde bulundukları bir sırada kendisine arkası dönük vaziyette, aralarında yaklaşık 6 metre mesafe bulunan mağdura, aralarında herhangi bir tartışma yaşanmadan, ele geçirilemeyen tabancası ile bir el ateş ettiği, merminin toraksı ve skapula altını sıyırdığı, ikinci kez ateş ettiği sırada mağdurun kendisini 3 metre derinliğindeki çukura atması nedeni ile isabet ettiremediği, kendisine engel olmak isteyen tanık C.l'e de tabancayı doğrultarak yaklaşma seni de vururum diyerek müdahalesini önlediği, akabinde tekrar ateş etmek için tabancasının mekanizmasını namluya mermi sürmek için hareket ettirdiği, ancak mekanizmanın tutukluluk yaptığı, mekanizmayı tekrar hareket ettirdikten sonra da diğer tanıklarla birlikte kaçtığı olayda;
Hedef alınan vücut bölgesi, sanığın ikinci kez ateş ettiği sırada, mağdurun bulunduğu yerin yanındaki çukura atlayarak kendini kurtarması, tanık C.'nin sanığa müdahalesi ve olay sırasında silahın tutukluluk yapması hususları gözetilerek, engel hal nedeni ile sanığın eylemini tamamlayamadığı, kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, öldürmeye kalkışma yerine yaralama suçundan hüküm kurulması;
2- 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçu ile ilgili olarak; Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK' nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkarılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; somut karşılaştırmanın TCK' nın 86/2. maddesi ile yapılması gerekirken, TCK'nın 86/1 maddesi ile yapılması,
b) Adli emanetteki suç konusu eşyaların müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesinin 765 Sayılı TCK' nın 36. maddesi yerine, 765 Sayılı TCK'nın 40. maddesi olarak gösterilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy