(765 S. K. m. 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77) (5275 S. K. m. 99, 101, 107) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 309) (YCGK. 17.04.2007 T. 2007/1-32 E. 2007/97 K.)
Dava: Tekirdağ 2 No'lu F tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza infaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan Y. Y. hakkındaki suç tarihleri 01.06.2005 öncesine ait olan;
a) Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2005 tarihli ve 2003/6 esas, 2004/33 sayılı kararı ile verilen 28 yıl hapis,
b) Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli ve 2003/5 esas, 2004/128 sayılı kararı ile verilen 26 yıl hapis,
c) Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2006 tarihli ve 2005/63 esas, 2006/16 sayılı kararı ile verilen 11 ay hapis ve 440,00 yeni Türk lirası adli para,
ç) Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2005 tarihli ve 2005/22-335 sayılı kararı ile verilen 1.467,00 yeni Türk lirası adli para,
d) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2005 tarihli ve 2004/666 esas, 2005/172 sayılı kararı ile verilen 9 ay hapis,
e) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2004 tarihli ve 2004/513-789 sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 742,00 yeni Türk lirası adli para,
f) Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli ve 2003/149-663 sayılı kararı ile verilen 10 ay hapis ve 385,00 yeni Türk lirası adli para cezalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 71/2. maddesi uyarınca müebbet hapis ve 3.034,00 yeni Türk lirası adli para cezası olarak,
Suç tarihleri 01.06.2005 sonrasına ait olan;
a) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2008 tarihli ve 2007/906 esas, 2008/5 sayılı kararı ile verilen 3 yıl hapis,
b) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2008 tarihli ve 2007/905 esas. 2008/4 sayılı kararı ile verilen 3 yıl 9 ay hapis cezalarının ise, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99 ve 101/2. maddeleri gereğince 6 yıl 9 ay hapis olarak toplanmasına dair, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarihli ve 2008/220 müteferrik sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2008 tarihli ve 2008/332 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.09.2007 tarihli ve 2007/6858-6483 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 68-77. maddelerinde cezaların içtiması kurumu düzenlenmiş olup, temel ilke olarak toplama sistemini benimsemekle birlikte cezaların toplanmasında 77. maddeyle üst sınır koyduğu. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda bir kimsenin işlediği birden fazla suçtan dolayı, mahkûm olduğu cezaların ne şekilde toplanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde ise: Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir hükmüne yer verildiği, bu düzenleme karşısında sanığın işlediği birden fazla suçtan dolayı verilen cezaların bir üst sınır olmaksızın hepsini çekmesi gerektiği, böylece hürriyeti bağlayıcı cezaların belirli bir üst sınır olmaksızın koşullu salıverilmenin uygulanmasında esas alınacak süreleri belirlediği ancak koşullu salıverilme aşamasında üst sınırlar saptadığı, cezaların toplanmasının (içtiması) koşullu salıverilme hükümleriyle yakından ilişkili olup uygulanmasında zorunluluk bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 7/3. maddesinin hükmü karşısında, suç tarihi göz önünde bulundurularak koşullu salıverilmeye ilişkin uygulanacak yasanın, hükümlünün özgürlüğünü en az kısıtlayacak şekilde belirlenmesi, buna göre de cezaların ne şekilde toplanacağının saptanması gerektiği.
Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde, yukarıda suç tarihleri ve süreleri belirtilen cezaların farklı infaz rejimine tabi olmadıkları bir yana, toplanmalarına engel bir durum bulunmadığı cihetle, iki ayrı toplama kararı verilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21.07.2008 tarihli ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-130-59-5788-2008/10122/41057 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.08.2008 tarihli ve 2008/164923 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: I) Olay: Hükümlü Y. Y. hakkındaki dosya kapsamından:
A) Hükümlünün, 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesinden önce ve 765 sayılı TCK'nun yürürlükte bulunduğu tarihlerde (01.06.2005 tarihinden önce) işlediği çeşitli suçlardan:
1) Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2005 tarihli ve 2003/06 esas. 2004/33 sayılı kararı ile verilen 28 yıl hapis;
2) Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli ve 2003/05 esas, 2004/128 sayılı kararı ile verilen 26 yıl hapis;
3) Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2006 tarihli ve 2005/63 esas, 2006/16 sayılı kararı ile verilen 11 ay hapis ve 440,00 yeni Türk lirası adli para;
4) Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2005 tarihli ve 2005/22-335 sayılı kararı ile verilen 1.467,00 yeni Türk lirası adli para;
5) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2005 tarihli ve 2004/666 esas, 2005/172 sayılı kararı ile verilen 9 ay hapis;
6) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2004 tarihli ve 2004/513-789 sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 742,00 yeni Türk lirası adli para;
7) Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli ve 2003/149-663 sayılı kararı ile verilen 10 ay hapis ve 385,00 yeni Türk lirası adli para;
Cezalarının 765 sayılı TCK'nun 71/2. maddesi uyarınca müebbet hapis ve 3.034,00 yeni Türk lirası adli para cezası olarak toplandığı;
B) 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesinden sonraki tarihlerde (01.06.2005 tarihinden sonra) işlediği değişik suçlardan:
1) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2008 tarihli ve 2007/906 esas, 2008/05 sayılı kararı ile verilen 3 yıl hapis,
2) Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2008 tarihli ve 2007/905 esas. 2008/04 sayılı kararıyla verilen 3 yıl 9 ay hapis;
Cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99 ve 101/2. maddeleri gereğince 6 yıl 9 ay hapis olarak toplanmasına;
İlişkin Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarihli ve 2008/220 müt. sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine yolundaki Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2008 tarihli ve 2008/332 müt. sayılı karıyla reddedildiği;
Anlaşılmaktadır.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamı: Hükümlünün, 01.06.2005 tarihinden önce ve sonra işlediği suçlardan aldığı cezalarının farklı infaz rejimine tabi olmadıkları bir yana, toplanmalarına engel bir durum bulunmadığı cihetle, iki ayrı toplama kararı verilemeyeceği gözetilmeden bu yoldaki karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2008 tarihli ve 2008/332 müt. sayılı kararının bozulmasına ilişkindir.
III) Hukuksal değerlendirme:
Cezaların toplanması (içtiması) koşullu salıverilme hükümleriyle yakından ilişkili olup uygulanmasında zorunluluk vardır. İçtima ve koşullu salıverilme koşulları yasal düzenlemelerde yer alan kurallar bağlamında hükümlünün özgürlüğünü en az ölçüde kısıtlayacak şekilde belirlenmeli, buna göre cezaların toplanma yöntemi saptanmalıdır.
Yürürlükten kaldırılan 765 sayılı TCK'nun 68-77. maddelerinde cezaları içtiması kurumunu düzenlemiş olup, temel ilke olarak toplama sistemini benimsemekle birlikte belirli bir üst sınır konulmuştur: Aynı nevi'den şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların birleştirilmesi halinde tatbik edilecek ceza ağır hapiste 36, hapiste 25, hafif hapiste 10 seneyi geçemez (TCK. m. 77/1). Diğer yandan, 24 yıldan aşağı olmamak üzere en az iki ağır hapis cezasına mahkûmiyet durumunda müebbet ağır hapis cezası uygulanacaktır. (TCK. m. 71/2).
5237 sayılı TCK'da bir kimsenin işlediği birden fazla suçtan dolayı mahkûm olduğu cezaların ne şekilde toplanacağına ilişkin bir hüküm yer almamaktadır.
5275 sayılı CGTİK'nun 99. maddesinde ise: Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme karşısında sanığın işlediği birden fazla suçtan dolayı verilen cezalar belirli bir üst sınır olmaksızın hepsini çekmesi gerekmektedir. Ancak koşullu salıverilme aşamasında uygulanacak üst sınırlar saptamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 tarihli ve 32/97 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda lehe yasa her suç yönünden ayrı ayrı belirlenmeli ve 765 sayılı TCK'nun içtimaya ilişkin 68-77 maddeleri uyarınca cezalar toplanmalıdır.
Kuşkusuz, 5237 sayılı TCK'nun yürürlükte bulunduğu dönemde işlenen suçlar bakımından, 5275 sayılı CGTİK'nun 99. maddesi bağlamında, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, koşullu salıverilmeyi düzenleyen 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Hükümlünün, 01 Haziran 2005 tarihinden önce işlediği suçlara ilişkin cezalar, o tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 71/2. maddesine göre toplanarak lehe olan 647 sayılı CİHK'nun 19. maddesi kapsamında koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, 5237 sayılı TCK'nun yürürlükte bulunduğu tarihten sonra işlenen suçlara ilişkin cezaların ise 5275 sayılı CGTİK'nun 99. maddesi uyarınca toplanarak koşullu salıverilme hükümleri 107. maddesi uyarınca belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu durumda açıkça görüldüğü üzere farklı içtima ve koşullu salıverilme hükümlerine bağlı cezaların içtimasının olanaklı bulunmaması karşısında aynı koşullara bağlı cezaların kendi aralarında toplanmasında bir aykırılık görülmemiştir.
Ancak, şu husus önemle vurgulanmalıdır ki, infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği üzere, hakkaniyet ve nifset kuralı gereği, sözkonusu iki ayrı içtima kararında belirlenen çektirilmesi gereken cezaların bağlı olduğu koşullu salıverilme hükümlerine göre hesaplanacak infaz kurumunda geçirilmesi zorunlu toplam süre, 5275 sayılı İnfaz Yasasının 107. maddesinde öngörülen tavan süreyi aşamayacaktır.
Bu nedenlerle, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarihli ve 2008/220 müt. sayılı içtima kararına karşı yapılan itirazın reddine yolundaki Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2008 tarihli ve 2008/332 müt. sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görülmediğinden Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2008 tarihli ve 2008/332 müt. Kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulması isteminin REDDİNE, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy