(5237 S. K. m. 29, 53, 81) (6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 231)
Dava: M.K.'yı kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık G.B.'nin yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ilişkin İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.03.2007 gün ve 225/90 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin takdire, müdahil vekilinin suç vasfına, haksız tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Aksi kanıtlanamayan savunmaya göre; hurda altın toplayıp satan maktulün, daha önceden tanıştığı ve borç içinde olduğunu bildiği sanığa, olaydan yaklaşık bir hafta önce, eşi ile cinsel ilişki karşılığında borç para verebileceğini söylediği, olay günü de aynı teklifi tekrarlamaktan ibaret eyleminde:
1-) Maktulden kaynaklanan haksızlığın ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nun 29. maddesinin uygulanması sırasında makul bir oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde en alt sınırdan ceza tayini,
2-) a-) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde gösterilmemesi,
b-) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde ise; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy