(5237 S. K. m. 148) (YCGK. 20.09.2005 T. 2005/1-88 E. 2005/98 K.) (YCGK. 13.03.2007 2007/8-2 E. 2007/63 K.)
Dava ve Karar: Yağma suçundan sanık olarak Adana İkinci Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen A. E.'in tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine Mersin ikinci Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı manevi tazminatın davalı hazineden alınarak adı geçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 13/05/2008 gün ve 196/108 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine vekili ile davacı vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Toplanıp deliller karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olan kanaatine, takdirine ve dosya içeriğine göre davacının tutuk kaldığı günler için lehine yazılı miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmolunmasında bozma nedenleri dışında yasaya aykırı bir husus bulunmamış, davalı hazine vekilinin dilekçesinde yazılı itirazları reddedilmiştir.
Ancak;
1) 13.05.2008 tarihli oturumda davaya dayanak yapılan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/310 Esas ve 2007/99 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacı A. E.'in, kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğini belirterek, 31.05.2007 havale tarihli dava dilekçesine ceza dosyası nedeniyle davacının vekiline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Genel Hükümler başlığı altında düzenlenen 3. maddesindeki yasal sınırlar içinde Avukatlık ücreti ödediğine ilişkin 12.03.2007 tarihli makbuzu ibraz ettiği anlaşılmakla, davacının uğradığı maddi kaybın hesabına ceza davasında ödediği avukatlık ücretinin de dahil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi;
2) Davacı, 31.05.2007 tarihli dava dilekçesinde haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunduğu ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2005 gün ve 88/98 sayılı kararı uyarınca, haksız tutuklama ve yakalama tazminatına, istem halinde zararı doğuran fiil ya da işlem gününden başlayarak yasal faiz yürütülmesi gerektiği halde, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi;
3) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2007 gün ve 2/63 sayılı kararı uyarınca, haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, davalı Hazine lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak ve sadece davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan, davanın kısmen kabulü halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi;
Sonuç: Yasaya aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 17.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy