(5237 S. K. m. 35, 53, 62, 81) (765 S. K. m. 31, 33, 59, 70, 71, 79, 102, 450) (6136 S. K. m. 13) (4616 S. K. m. 1) (5252 S. K. m. 9) (YCGK 20.06.2006 T. 2006/10-124 E. 2006/165 K.)
Dava: Adam öldürmek suçundan Bekir T. ve Osman T. haklarında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK. nun 81, 62, 53. maddeleri gereğince hükümlülüklerine dair Eskişehir Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/10/2008 gün ve 220/456 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlüler müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Hükümlüler Bekir ve Osman T. hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan verilen 13/07/2000 tarihli mahkumiyet kararının, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20/02/2001 tarih ve 214-643 sayılı ilamıyla 4616 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemesince 01/05/2001 tarihli kararla 4616 sayılı Kanunun 1/4. maddesi gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair verdiği kararın itiraz merciince reddedilmesi üzerine 14/08/2001 tarihinde kesinleştiği, nihayet mahkemece 13/07/2005 tarihli ek kararla 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı ve bu karara karşı yasa yoluna gidilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, bu suçlardan kurulan hükümlerin yok hükmünde olduğu gözetilerek adam öldürme suçlarına hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümlüler Bekir T. ve Osman T. hakkında 765 sayılı TCK. nun 79, 450/5, 59. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu verilen kararın temyiz üzerine, bozmaya uyulup yeniden duruşma açılarak kurulan hükümde, bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlüler müdafiilerinin sübuta, lehe Yasanın uygulanmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1- Uyarlamaya tabi kesinleşen kararda hükümlülerin maktuller Halil İbrahim Kara ve Mehmet Kara'yı aynı saik altında öldürmek ve mağdur-katılan Tevfik Kara'yı da öldürmeye teşebbüs suçundan 765 sayılı TCK. nun 70. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 450/5, 59, 31, 33. maddeleri gereğince müebbet ağır hapis cezasıyla mahkum edildikleri, bu eylemler için 5237 sayılı Kanun lehe kabul edilmesi karşısında mağdur-katılan Tevfik'e karşı öldürmeye teşebbüs suçundan açıkça lehe olduğu anlaşılan 5237 sayılı Kanunun 81, 35, 62. maddeleri uyarınca hüküm kurulduktan sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20/06/2006 gün ve 2006/10-124/165 sayılı kararına göre uyarlama yargılamasında ve içtima hükümlerinin uygulanmasında kazanılmış hak olmayacağı dikkate alınarak her iki maktule yönelik ayrı ayrı verilen 25'er yıl hapis cezasının, 765 sayılı TCK. nun 71/2. maddesi uyarınca tüm cezaların müebbet hapis olarak içtimasına, hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de, 765 sayılı TCK. nun 71/2. maddesinin açık hükmüne aykırı olarak 36 yıl hapis olarak hükmedilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 16.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy