(5237 S. K. m. 35, 81)
Dava: H. Ö.'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanığın yapılan yargılanması sonunda, hükümlülüğüne ilişkin Sinop Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2008 gün ve 51/127 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdire ve tahrike yönelen sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olup sanık müdafiinin cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine vesaireye, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve delillere göre; sanık Murat'ın babasıyla birlikte tarlada çalıştığı sırada buradan geçmek isteyen mağdur Hüseyin ve eşi Kezban'la aralarında tartışma çıktığı, mağdurların sanığın babası Halil'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaları üzerine, sanığın elindeki baltanın künt tarafıyla mağdur Hüseyin'in kafasına ve göğsüne doğru vurarak kafada sağ temporal kemikte çökme kırığına ve epidural hematoma, göğüs solda pnömotoraksa neden olup ayrı ayrı hayati tehlike geçirmesine ve toplam 45 gün iş ve gücüne engel olacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu, tanık Aytekin ve babasının vurma diye bağırmaları üzerine sanığın eylemine devam etmediği olayda;
a) Hedef alınan vücut bölgesi, eylemde kullanılan silahın etkinliği, tanıkların uyarı üzerine eylemini sonlandırması ve meydana gelen yaraların niteliği dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu nedenle mağdur Hüseyin'i öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde suç vasfının yaralama olarak kabulü,
b) Kendisini vekaletnameli vekille temsil ettiren mağdur katılan Hüseyin lehine avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 22.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy