(5237 S. K. m. 38, 82)
Dava: Oluşa ve dosya içeriğine göre; maktul ile evli olan sanık Dilek'in, maktulden kaynaklanan hakaret, tehdit ve yaralama eylemleri nedeniyle kardeşiyle beraber yaşayan sanık Akın'dan yardım istediği, sanık Akın'ın da arkadaşı olan Bülent'e haber verdiği, olaydan bir hafta on gün kadar önce Çamlıca tepesindeki bir çay bahçesinde bir araya gelen sanıklardan Bülent'in arkadaşı olan sanık Mehmet Emin'i çağırarak maktulün dövülmesi konusunda konuştukları, ertesi gün yeniden bir araya gelen sanıklar arasında maktulü, sanık Mehmet'in vurması, silahın da Dilek veya Akın tarafından temin edilmesi konusunda anlaşmaya varılarak bir miktar paranın sanık Dilek tarafından sanık Mehmet Emin'e verildiği, yapılan anlaşma ve plan doğrultusunda olay günü maktulü takip eden sanık Mehmet Emin'in tabancayla göğüs bölgesine ateş edip öldürerek olay yerinden kaçtığı, olaydan sonra vaat edilen paranın kalan kısmının da sanık Dilek tarafından sanık Akın aracılığıyla diğer sanıklara verildiği olayda,
Karar: a) Sanıkların olaydan önce iki kez bir araya geldikleri, ikinci toplantıda öldürme ve silahın sanık Dilek tarafından temin edilmesi konusunda karar aldıkları, bu kararda sebat ve ısrar gösterildiği, aradan geçen ve tasarlamanın varlığı için yeterli olan zamana rağmen yapılan plana uygun olarak soğukkanlılıkla eylemin gerçekleştirildiği anlaşıldığı halde, sanıklar hakkında TCK. nun 82/1-a maddesi uyarınca tasarlayarak kasten insan öldürme yerine kasten insan öldürme suçundan hüküm kurulması,
b) Maktulün öldürülmesi için sanık Dilek'in sanık Akın'dan yardım istediği, sanık Akın'ın da sanık Bülent'i temin ettiği, sanık Bülent'in de maktule ateş ederek öldüren sanık Mehmet Emin'i suç işlemeye ikna ettiği göz önüne alındığında sanık Akın ve Bülent'in azmettirici konumunda bulunduğu halde haklarında TCK. nun 38. Maddesi yollamasıyla 82/1-a maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden resen temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre sanıkların tahliye taleplerinin reddine, 21.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy