(5237 S. K. m. 21, 85, 87) (765 S. K. m. 51, 463)
Dava ve Karar: Öldürmek kastı olmaksızın müessir fiil sonucu ve müstakil faili belli olmayacak şekilde M.'nin ölümüne sebebiyet vermekten sanıklar A. ve Y.'in yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ilişkin Bakırköy Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.05.2007 gün ve 82/124 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Sanıklar A. ve Y. hakkında hükmedilen ceza miktarına göre müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar A. ve Y.'in öldürme suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerden bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden sanık Yaman müdafiinin sübuta, gerekçenin yeterli olmadığına, sanık Ahmet müdafiinin teşdiden ceza verilmesinin yersiz olduğuna, 5237 sayılı TCK 87/4 maddesinin ilk cümlesi ile karşılaştırma yapılması, 765 sayılı TCK 463 maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Maktülün sanıklara ait tekstil atölyesinde işçi olarak çalıştığı; sanık A.'in kendilerine ait atölyede üretilen malların kendilerinin mal vermediği esnaflar tarafından ucuz fiyata satıldığını tespit etmesi üzerine, kendisinde atölyenin ve deponun anahtarı bulunan maktülün hırsızlık yaptığından şüphelenerek kendisini takibe aldığı, olay günü sabah saat 05.30 sıralarında maktülün atölyeye gelerek depoya girdiğini ve burada ürettikleri mallardan bir kısmını ayırdığını görünce gizlice arkasından yaklaşarak elinde bulunan 80x8x3,5 cm ebatlarındaki demir profille maktülün kafasına vurduğu, aldığı darbe sonucu yere düştüğü halde maktüle vurmaya devam ettiği, maktül kendisinden geçip hareketsiz kalınca ellerini, ayaklarını bağladığı ve ağzını bantladığı, babası Y.'a telefon açarak maktülü hırsızlık yaparken yakaladığını söylediği, sanık Y.'ın da, atölyeye geldiği, eliyle maktülün kafasına, tekme ile de ayaklarına vurduğu ve küfrettiği; daha sonra maktülü yarı baygın vaziyette arabaya koyup, sanık Y.'ın arkadaşı olan M.'a ait boş dükkana saat 07.50 sıralarında götürdükleri, burada maktülden çaldığı malların bedeli olarak hesap ettikleri 20 milyarı ödemesini istedikleri; maktülün parayı ödemeyi kabul ettiği; sanıkların, parayı temin etmesi amacıyla maktülün kardeşi R. telefon açarak yanlarına çağırdıkları; R.'ın kısa bir süre sonra geldiği kardeşi olan maktülün elleri bağlı, yüzü kan içinde, yarı baygın vaziyette yattığını görünce yüzüne su serptiği ve maktüle kendisine ne olduğunu sorduğu, maktülün Y.'ın parasını ver, beni sanıklar Y. ile oğlu A. dövdü diye söylediği, R.'ın maktülle konuştuktan sonra sanık Y. ile birlikte maktülün evine giderek bir miktar para ve bilezik alarak sanık Y.'a verdiği, daha sonra maktüle ait otomobili galeriye sattıkları ve galericinin verdiği çeki sanık Y.'ın aldığı bir süre sonra maktülün tekrar sanıklara ait depoya getirildiği, ancak burada durumunun ağırlaşması nedeniyle saat 11.00 sıralarında hastaneye götürülmek istendiği sırada öldüğü, ölü muayene ve otopsi tutanağına göre maktülün kafa ve vücudunda yaygın şekilde darp izleri olduğu, kafa kubbe kemikleri sağlam olmasına rağmen her iki parietal orta bölgede 3x4 cm. lik subaraknoidal kanama, akciğerlerde tek tük noktavi kanamalar, hyoid kemik korpusu sağ kenarda 0.7 cmlik ekimoz olduğu; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun 09.02.2005 tarihli raporuna göre, ölümün genel beden travmasına bağlı yaygın yumuşak doku içi kanamaları ve beyin kanamasından ileri geldiği ölüme etkili genel beden travmasının başlı başına ölüme yol açacak nitelikte olduğu ölüm ile müessir fiil arasında illiyet bağının bulunduğu olayda;
1- Maktülün aldığı darbelerin nitelik ve şiddeti ile sürekliliği ve olayın seyri göz önünde tutulduğunda; ölümün beklenir sonuç olduğu, sanık A.'in eylemi ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği halde kastın aşılması suretiyle öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği halde kastın aşılması suretiyle öldürme suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanık Y.'ın, sanık A. tarafından ağır şekilde darp edilip etkisiz hale getirilen maktulün yanına geldiğinde, maktule tekme ve tokatla vurduğu, maktülün ağır şekilde yaralı olup yarı baygın vaziyette olduğunu gördüğü halde maktulü serbest bırakmak, hastaneye götürmek ya da olayı yetkili makamlara bildirmek yerine, sanık Ahmet ile birlikte maktulü alıp arkadaşına ait boş dükkana götürmek, bir süre burada tutmak daha sonra kendilerine ait depoya geri getirmek suretiyle, ölümün çabuklaşmasına katkıda bulunduğu, mevcut delillere göre, başlangıçtan itibaren sanık A. ile fikir ve irade birliği içerisinde hareket ettiğinin kesin delillerinin bulunmadığı, bu nedenle asli fail olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmış ise de, sanık A.'in kolluktaki anlatımı, maktulün kardeşi R.'ın kolluk ve mahkemedeki anlatımları ve oluşa göre, en lehe yorumla suçun işlenmesine katıldığının kabul edilmesi ve kasten öldürme suçunun yardım edeni olarak cezalandırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Kabule göre;
Maktulün, sanıklara ait işyerinden birkaç kez hırsızlık yaptığı, olay günüde geceleyin hırsızlık yapmak için işyerine girdiğinde öldürme suçunun işlendiği, maktulden gelen haksız hareketler bütün olarak ağır tahrik oluşturduğu halde, 765 sayılı TCK'nın 51/1 maddesi yerine 51/2 maddesi ile makul oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A. ve Y. müdafileri ile Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre sanık Y. müdafiinin tahliye isteminin reddine, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy