(765 S. K. m. 31, 33, 51, 59, 448, 456, 457) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 6, 7, 29, 31, 62, 81) (5395 S. K. m. 24) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Adam öldürmek ve yaralama suçlarından F.K. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 gününde 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi sebebiyle yeniden duruşma açılarak TCK'nun 82/1, 29, 31/3-son, 62, 456/2, 457/1, 51/1, 55/3, 59/2. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair Kayseri Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 16/05/2008 tarih ve 94/147 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Hükümlü F.K. hakkında 765 sayılı TCK'nun 448, 51/1, 31/3, 59, 33; 456/2, 457/1, 51/1, 55/3, 59. maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce onanmak suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa'nın 9. maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmediğinden hükümlü müdafiinin cezaların ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-) Hükümlünün öldürme suçu yönünden,
Maktulün suç gününde 5237 sayılı TCK'nun 6/1-b maddesi uyarınca çocuk olmadığı dikkate alınarak, 765 sayılı TCK'nun 448, 51/1, 31/3, 59 ve 5237 sayılı TCK'nun 81/1, 29, 31/3, 62. maddelerinin denetime imkan verecek açıklıkta uygulanıp, sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Hükümlünün yaralama suçu yönünden,
a-) Suç tarihi dikkate alınarak hükümlünün suçunun, 5395 sayılı Yasanın 5560 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 24, CMK'nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
b-) Kabule göre,
765 sayılı TCK'na göre verilmiş ve kesinleşmiş hükümlerin 5237 sayılı TCK ile karşılaştırılmasında, kesinleşen hükümlerin lehe olduğu tespit edildiği takdirde, uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy