(5237 S. K. m. 35, 81, 86)
Dava: N. B.'yü kasten öldürmeye teşebbüsten, N. .'yü kasten yaralamaktan sanıklar M. K. ile N. T.'ün yapılan yargılanmaları sonunda, hükümlülüklerine ilişkin Malatya Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.03.2010 gün ve 153/127 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar M. ve N.'in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur N.'i yaralama suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık M. ve müdafiinin sübuta, sanık N. ve müdafiinin sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1) Sanıklar hakkında mağdur N.'i yaralama suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar hakkında mağdur N.'e yönelik eylemleri nedeni ile kurulan hükümler yönünden;
Oluşa, dosya içeriğine ve Adli Tıp Kurumu Malatya Şube Müdürlüğünün 30.01.2009 tarihli rapor içeriğine göre; aniden gelişen kavga ortamında sanıklar M. ve N.'in sopa ile mağdur N.'in baş bölgesine vurarak 3x1 cm.lik iki adet kesi oluşturdukları, cerrahi boyuta ulaşmayan subdural hematom, fronto pariatelde effuzyon ile frontalde fraktür meydana getirerek yaşamsal tehlike geçirip, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını 2. derecede etkiler şekilde yaraladıkları olayda, sanıkların eylemlerini kavganın hareketli ortamında gerçekleştirmeleri, darbe sayısı ve yaralanmanın niteliği dikkate alındığında, eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının yaralama olduğu ve kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden suçun niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. ve müdafii ile sanık N. ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, tutuklu kaldığı süreler dikkate alınarak sanıkların tahliye taleplerinin reddine, 22.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy