(5237 S. K. m. 29) (1412 S. K. m. 317)
Dava: 1- Katılan N. vekilinin 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık D.'nın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunda oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, sanık Z.'in kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar D. ve Y. müdafiinin sanıklar hakkında testiden ceza verilmesinin yerinde olmadığına, sanık Y. hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve katılan N. vekilinin tüm sanıkların kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık Z. hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık D.'nın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma ve sanık Y. hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
a-) Güvenlik görevlisi olan sanık D.'nın iş çıkışında kardeşi Y. ile saat 00.30 sıralarında eve gittikleri sırada sanık Z. ile yolda karşılaştıkları, sanık Z.'in, sanık D.'ya takip edildiğini söylediği, sanıkların birlikte yürümeye devam ettikleri, ablaları G.'ün evinin önüne geldiklerinde sanıkları takip eden maktul O.'ın orada bulunan evlerin bahçelerinden geçerek ortaya çıktığı, sanıkların maktulün yanına gittikleri, sanık D.'nın, annesine ait tekel büfesinden alışveriş yapması nedeniyle tanıdığı maktule önceki telefonla rahatsız etme olayını hatırlatarak, neden beni takip ediyorsun diye çıkıştığı, maktulün, küfür ederek karşılık vermesi üzerine sanık Y.'un, sen ablamla nasıl konuşuyorsun diyerek müdahalede bulunduğu, maktul O. ile sanık Y. ve ablası sanık D.'nın, tartışmaya başladıkları, tartışmanın itişip kakışmaya dönüştüğü, sanık D.'nın üzerinden bıçağı çıkartarak maktul O.'ı sol uyluk bölgesine tek bıçak darbesi ile yaraladığı ve daha sonra sanıkların olay yerinden ayrıldıkları, maktulün tek bıçak darbesinin yol açtığı sol femoral arter ve sol iliyakven yaralanmasının neden olduğu kan kaybı sonucu yaşamını yitirdiği olayda; sanık Y.'un, geceleyin ve kavga ortamında meydana gelen sanık D.'nın eylemine katıldığını gösterir, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık Y.'un atılı suçtan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
b-) Sanık D.'nın annesine ait tekel büfesinden alışveriş yapması nedeniyle tanıdığı maktul O.'ın, olay tarihinden önceki günlerde sanık D.'yı telefonla arayarak rahatsız etmesi ve takip etmesi, olay tarihinde de yine takip etmesi, olay yerinde karşılaştıklarında da sanık D.'nın maktul O.'a neden bizi takip ediyorsun diye çıkışması üzerine küfür ederek karşılık vermesi üzerine çıkan itişip kakışma sırasında sanık D.'nın maktulü bıçakla yaralayarak ölümüne neden olduğu anlaşılmakla, maktul O.'dan kaynaklanan ve tekrarlanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, 1/4 ile 3/4 arasında indirim öngören 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, 1/4 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı olup, sanıklar D. ve Y. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık D.'nın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma ve sanık Y. hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy