(5237 S. K. m. 53, 54, 58, 86, 87)
Dava: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklar F. ve F'in 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
b- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/06/2013 tarihli 2012/13-1444 esas 2013/305 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğü ile ilgili olarak sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle uyarlama yapılmasının hüküm kesinleştikten sonra infaz aşamasında yapılmasının mümkün olması ve sanık hakkında tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülük bulunması halinde bunlardan en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerekeceğinden, tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmesinin zorunlu olmaması nedeniyle mahkemece sanık F. hakkında TCK.nun 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık F..'nin 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve mağdur F.'e yönelik kasten yaralama, sanık F.'nin 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve mağdur F..'ye yönelik kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, bozma nedeni saklı kalmak koşulu ile sanık F. yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan-sanık F.'in sanık sıfatıyla bir sebebe dayanmayan, sanık F. müdafiinin meşru savunmaya, takdiri indirime yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A- Sanık F. hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu ile sanık F. hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve mağdur F.'ye yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Sanıklar hakkında kasıtlı suçlardan hükmolunan hapis cezalarının yasal sonucu olarak TCK.nun 53/1-a, b, c, d ve e madde fıkrası bentlerinde yer alan hakları kullanmaktan TCK.nun 53/2 madde fıkrası gereğince hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar, TCK.nun 53/1-c madde fıkrası bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan ise TCK.nun 53/3 madde fıkrası gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine; velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın tüm kişilere yönelik olarak koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesi gereğince, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak, yerine sanığın TCK.nun 53/1-a, b, c, d ve e madde fıkrası bentlerinde yer alan hakları kullanmaktan TCK.nun 53/2 madde fıkrası gereğince hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK.nun 53/3 madde fıkrası gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle düzeltilen hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
B-Sanık F.. hakkında mağdur F.'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden,
a-Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde mağdur F.'nın, sanık F.'ye küfür ederek Erbaa'yı terk et diyerek bıçakla sanığı basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanığın da bıçak ile mağdura vurarak yaşamsal tehlikeye neden olmayacak, yüzünde sabit ize neden olacak ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaraladığı olayda; mağdurdan kaynaklanan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, 1/4 ile 3/4 oranlan arasında cezadan indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulaması sırasında, cezadan alt ve üst sınırlar arasında makul bir indirim yapılması yerine, yazılı biçimde 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b-Sanık hakkında TCK. nun 53/1-c madde fıkrası bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK.nun 53/3 madde fıkrası gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine; velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın tüm kişilere yönelik olarak koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy