(5237 S. K. m. 6, 53, 143) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanığın "kasten öldürme", "hırsızlık", "mağdurlar S. ve İ.'e karşı iftira" suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile "konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden yapılmıştır.
Karar ve Sonuç: 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın "kasten öldürme", "hırsızlık", "mağdurlar S. ve İ.'e karşı iftira" suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, "konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçu yönünden suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik soruşturmaya, tahrikin derecesine, takdiri indirim nedeninin varlığına, hırsızlık suçu yönünden sübuta; müdahiller vekili ile Cumhuriyet Savcısının konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun unsurlarının oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A. "Mağdurlar S. ve İ.' e karşı iftira" suçları yönünden,
TCK'nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar vermek suretiyle, CMUK'nun 322 maddesindeki yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B. Dosya kapsamına göre, maktule Gülizar'ın, sanık T.'ın amcası T..'ın eşi olduğu, olaydan iki yıl önce T..'ın öldüğü, sanığın aldığı vekaletname ile maddi durumu oldukça iyi olan maktulenin hukuki ve mali işlerini takip etmeye başladığı, hatta tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere sanığın aralıklarla maktulenin evinde kalarak karı koca hayatı yaşamaya başladığı, bir süre sonra bu durumdan rahatsız olan maktulenin kardeşlerinin maktulenin de rızasını alarak sözkonusu vekaletnameyi sanıktan habersiz olarak yasal yollardan iptal ettirdikleri, olay günü bir arsa alımı nedeni ile aralarında geçen tartışma sırasında maktulenin sanığa kendisine verilen vekaletnamenin iptal edildiğini söylediği, sanığın bu duruma itiraz etmesi, maktulenin de verdikleri vekaletnameyi istedikleri zaman iptal ettirebileceklerini kendisine hatırlatması üzerine, sanığın maktuleyi boğarak öldürdüğü, ardından cesedini parçalayarak maktuleye ait bağ evine gömdüğü, akabinde maktulenin zaman zaman kendisinin de kaldığı evine giderek, 42.000 TL ve 15.000 Euro nakit parasını aldığı olayda;
a) "Kasten öldürme" suçu yönünden,
Maktuleden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı, sanığın olay anında maktulenin kendisine hakaret ettiğine dair sonradan geliştirdiği savunmasının daha az ceza almaya yönelik olduğu anlaşıldığı halde, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
b) "Hırsızlık" suçu yönünden,
Sanığın TCK'nun 6/1-e maddesi kapsamında "gece" vakti "hırsızlık" suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığından, aynı Kanunun 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
c) "Kasten öldürme" ve "hırsızlık" suçları yönünden,
TCK'nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, müdahiller vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 22/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)