(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 51, 29)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık N. hakkında mağdur A.'i kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ve haksız tahrikin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temel cezanın alt sınırdan tayini gerektiğine, sanık hakkında CMK.nın 231 veya TCK.nın 51.madde hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık hakkında mağdur A.'i kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdur ve sanık arasında bulunan doğrudan bir husumet'in bulunmadığı ancak sanığın oğlunun ayrıldığı nişanlısının amcası R. ile mağdurun arkadaş oldukları, sanığın oğlu olan Y.'un 29.06.2010 tarihli dilekçe ile R. ile soyismini bilmediğini belirttiği mağdur A.'den şikayetçi olduğu, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/5448 nolu soruşturma dosyası sonucunda, şüpheli R. hakkında basit yaralama ve tehdit suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, olay tarihinde gündüz saatlerinde mağdurun kullandığı tır ile seyri sırasında sanığın kullandığı kamyoneti fark etmesi üzerine, kamyoneti sollayarak kullandığı tır ile mağdurun aracının yolunu kapatacak şekilde aracın önünü kestiği, araçtan inen mağdurun sanığın yanına giderek sanığa küfür etmesi nedeniyle sanığın da araçtan inmeden tabanca ile yol üzerinde bulunan mağdura ateşi sonucu, mağduru göbeğin 5 cm altından, sol uyluk üst ön dış kısımdan, sol uyluk orta ön kısımdan ve sağ uyluk ön orta dış kısımdan toplam dört mermi isabetine bağlı olarak hayati tehlike geçirmeksizin ancak basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, mağdurun kaldırıma düştüğünü gören sanığın aracı ile olay yerinden ayrıldığı olayda;
a) Kullanılan silahın etkinliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan bölge ve isabet yerleri ile sanığın, mağdurun yere düşmesi üzerine amacına ulaştığını düşünerek eylemini sürdürmemesi karşısında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve sanık hakkında öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç niteliğinde hataya düşülerek kasten silahla yaralama suçundan hüküm kurulması,
b) Olaydan hemen önce mağdurun, sanığın aracının önünü kesmesi ve sanığa küfür etmesi nedeniyle birden fazla haksız tahrik oluşturan eylemin bulunması ve eylemlerin ulaştığı boyut da dikkate alınarak, 1/4 ile 3/4 oranları arasında cezadan indirim öngören TCK.nın 29. maddesinin uygulaması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda cezadan indirim yapılması yerine asgari hadden indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafîinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, kurulan hükümde sanık aleyhine temyiz istemi bulunmadığından CMUK.nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının korunmasına, 10.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy