(5237 S. K. m. 35, 43, 62, 82, 116, 119)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanığın mağdurlar H
ve N
'a ayrı ayrı silah tevcih ederek ölümle tehdit ettiği, iki ayrı suç oluştuğu anlaşılmakla, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
B) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, düzeltme nedeni saklı kalmak kaydıyla tasarlayarak insan öldürme, mağdurlar H
ve N
'ı tehdit ve konut dokunulmazlığını bozma suçları yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, mala zarar verme suçu yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin eksik incelemeye, tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile müdahiller vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Maktul N.'i öldürme eyleminde TCK'nın 82/1-h madde/fıkra/ bendindeki suçun unsurları oluşmayıp sadece tasarlamanın unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a madde/fıkra/bendi yerine madde numarası da 82 olması gerekirken sehven 81 yazılmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 81/1-a-h maddesi uyarınca hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının ilgili bölümünün 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a maddesi uyarınca sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde değiştirilmesine karar verilmesi suretiyle CMUK'nın 322. maddesiyle tanınan yetkiye dayanılarak düzeltilen, mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmü ile tasarlayarak insan öldürme, mağdurlar H
ve N
'ı tehdit suçlarından kurulan kısmen re'sen de temyize tabi bulunan mahkumiyet hükümlerinin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi onanmasına,
2- a) Mağdur M
'yı öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Sanığın, eşi N
ile aralarındaki geçimsizliğe kayınvalidesi N
'in sebep olduğunu düşündüğünden öldürmeye karar verdiği, olay günü yanına tüfeğini alarak maktulün evine gittiği, balkona tırmanarak ev halkının biraraya gelmesini beklediği, balkonda bulunduğu sırada odaya mağdur M
'nın girmesi üzerine tasarladığı suçu işleyebilmek için odaya girerek mağdura tüfeği doğrulttuğu, mağdur Mustafa'nın sanığa müdahale etmesi üzerine de tüfek ile birden fazla ateş ederek mağduru, sol el bilek ön yüzde 10x15 cm, sağ kol ön yüzde 20x15 cm.lik doku defekti (kas, tendon ve kemik dokunun ekspoze olduğu), sağ kol üst kısımda 10x15 cm.lik kirli açık yara ve bilateral uyluk ön yüzde sıyrıklar olacak şekilde yaraladığı, sağ humerus orta distal diafizer çok parçalı kırık, sol lunate ve sol capitate kırığı ile sağ radial ve unlar ve sağ brakial arter ile sol unlar arter hasarına neden olan yaralanması nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirlendiği anlaşılmakla,
aa) Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-h maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, eve gelirken mağdur M
'yı öldürme yönünden bir düşüncesi olduğu saptanamayan sanığın bu mağdura karşı eyleminde tasarlamanın unsurları oluşmadığı halde, uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 82/1-a-h maddesi uyarınca hüküm kurulması,
bb) Teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek makul ceza belirlenmesi yerine oluşa uygun olmayacak şekilde alt sınırdan ceza tayin edilerek eksik ceza verilmesi,
b) Konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden;
Konut dokunulmazlığını bozma suçu silahla işlendiğinden, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4, 119/1-a, 62. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmekle, sanık ve müdafii ile müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy