(5237 S. K. m. 29)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, sanık C. hakkında kasten öldürme suçuna yardım ve kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile, sanık M. hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet ve tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık M.'in ve sanık C.'in suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık M. hakkında tehdit suçu yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık M. ve sanıklar M. ve C. müdafiinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, sübuta, suçların niteliğine, meşru savunmaya, delillerin yanlış değerlendirildiğine vesaireye, katılanlar vekilinin suç niteliğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık C. hakkında kasten yaralama, sanık M. hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık M. hakkında kasten öldürme, sanık C. hakkında kasten öldürme suçuna yardım suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Oluşa, dosya kapsamına ve olay anını gösteren güvenlik kamerası kayıtlarına göre; olay günü maktulün, yönetimindeki araçla babası olan mağdur A.'yi kurban kesim yerine bıraktıktan sonra, yanında bulunan tanık K. ve yaşı küçük çocuğu ile birlikte, sanıkların evinin önünde bulunan yoldan dönmek amacıyla geri manevra yaptığı, bu sırada sanıklar M. ve C.'in evlerine gitmek amacıyla içinde bulundukları araç ile maktulün yönetimindeki aracın yanından geçtikleri, araçların yanyana geçişi sırasında, tanık K.'ın beyanlarından anlaşıldığı üzere, maktulün, araç içerisinden diğer araç sürücüsüne doğru elini kaldırarak, biraz dikkat etsenize, biz çıkalım geçersiniz dediği, bunun üzerine sanık C. başta olmak üzere, sanıklar M., Ü. ve sanık C.'in akrabaları olan tanıkların araçtan inerek, dönüşü gerçekleştirmek üzere biraz ileride duran maktulün aracına doğru yürüdükleri, maktulün de sanıkların geldiğini görerek beklemeye başladığı, sanık C.'in, aracın içerisinde bulunan maktulle kısa bir süre konuştuktan sonra aracın kapısını açarak maktulü ayaklarından tutup çekerek aracın dışarısına çıkardığı, sanık C. ve yanındaki beş kişinin yere düşen maktule vurmaya başladıkları, maktulün de karşılık vermeye çalıştığı, ancak toplu saldırı nedeniyle üstün olan gruba karşı etkili olamadığı, tanık K. ve çevreden gelenlerin kavgayı ayırmaya çalıştıkları sırada sanıkların elinden kurtulan maktulün, aracının bagajında bulunan baltayı alarak sanıklara saldırmak istediği, ancak araya girenlerin maktulün elinden baltayı alarak tekrar aracın bagajına koydukları, oğlunun dövülmekte olduğunu gören mağdur A.'nin, koşarak olay yerine gelip kavgaya karıştığı, ancak tanıklar ve çevreden gelenlerin maktul ve sanıkları tutarak birbirlerinden uzaklaştırdıkları, sanıkların evlerine doğru gittikleri, maktulün ise aracının yanında kaldığı, çok kısa bir süre sonra sanık C.'in sopa, sanık M.'in bıçak, maktulün ise aracın bagajından yeniden aldığı balta ile birbirlerine doğru koştukları, önde giden sanık C.'in, elindeki sopa ile maktule vurmaya, maktulün de, baltayla sanık C.'e vurmaya çalıştığı, bu sırada sanık M.'in elindeki bıçakla maktulün göğüs bölgesine bir kez vurarak maktulü öldürdüğü olayda,
Öldürme eyleminin gerçekleştirildiği ikinci saldırıyı başlatanın belli olmadığı anlaşıldığından, öldürme olayından önce meydana gelen toplu saldırı da gözetilerek, sanıklar yararına haksız tahrike ilişkin TCK.nın 29. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma gerekçesine ve tutukluluk sürelerine göre sanıklar C. ve M. müdafiinin tahliye talebinin reddine, 26.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy