(5237 S. K. m. 37, 38, 58, 62, 81, 82, 86, 87) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklar M., D. ve M.'in suç delillerini gizleme suçu yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, söz konusu hükümlerin itiraz merciince incelenmesi mümkün görülmüş, temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık E.'ın öldürmeye azmettirme, olası kastla yaralama; sanıklar İ., U. ve E.'ın öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık S.'in öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden yapılmıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık E.'ın öldürmeye azmettirme; sanıklar İ., U. ve E.'ın öldürme ve olası kastla yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanıklar İ., U. ve E.'ın olası kastla yaralama suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Selahattin'in öldürme ve olası kastla yaralama suçları yönünden elde edilen delillerin mahkumiyete yeter derece ve nitelikte bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık E. müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, sübuta; müdahil vekilinin sanık S. yönünden sübuta; olası kastla yaralama suçu yönünden suçun niteliğine; sanıklar İ., H. ve U. müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A. Sanıklar İ. ve U.'un olası kastla yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık S.'in öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından verilen beraat hükümlerinin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B. Dosya kapsamına göre, sanık E. ile maktul M. arasında önceye dayalı çekişmeler olduğu, bu minvalde aralarında müteaddit defalar karşılıklı yaralama eylemleri gerçekleştirdikleri, bu eylemlerden bazılarının da kamu davası konusu oldukları, olaydan iki gün önce de bu çekişmelerin etkisiyle E.'ın sebep olduğu tartışma ve akabinde gelişen kavga sırasında tarafların karşılıklı olarak birbirlerini bıçakla yaraladıkları, bu olay nedeniyle soruşturma yapıldığı ve E.'ın tedavi için bir gün hastanede kaldığı, olaydan bir gün önce ise E.'ın arkadaşı olan sanık İ.'in ziyaret amacıyla, E.'ın amcasının oğlu sanık H. ile birlikte kaldığı evine geldiği, bu sırada H.'un da evde olduğu, yapılan konuşmalar sırasında E.'ın İ.'e, maktul M.'yı öldürmeyi teklif ettiği, İ.'in de bu teklifi kabul edip, aynı günün akşamı olayda kullanılacak silahları temin ettiği, olay günü alınan bu kararın nasıl uygulanacağı konusunda plan yapmak amacıyla sanıklar E., H. ve İ.'in, E.'ın evinde yeniden bir araya geldikleri, bir süre sonra saat 15.30 sularında aralarına E.'ın arkadaşı sanık U.'un da katıldığı, olayda kullanılacak aracın U. tarafından temin edilmesi konusunda anlaşmaya vardıkları, bir süre sonra yapılan plan uyarınca U.'un temin edip kullandığı aracın sağ ön koltuğuna İ.'in, arka koltuğuna da H.'un oturduğu, E.'ın ise bacağındaki yara nedeniyle evde kaldığı, araçta bulunan sanıkların bu halde hareket ederek maktul M.'nın işyerinin önüne geldikleri, maktul M.'yı göremeyince dikkat çekmemek için uzaklaştıkları, bu şekilde tekrar işyerinin önüne gelmek suretiyle iki üç kez maktulü yokladıkları, nihayet işyerinden çıkarken gördükleri maktulü araçları ile evinin önüne kadar takip ettikleri, bu sırada maktul M.'nın yanında, babası olan mağdur M.'nın da bulunduğu, takip sonunda saat 18.00 sularında, U.'un aracını evine girmek üzere olan maktulün yanına kadar sürdüğü, akabinde sağ ön koltukta oturan İ.'in yanında getirmiş olduğu iki adet av tüfeğinden ele geçirilemeyen birisiyle yakın mesafeden önce aracın içinden, daha sonra da araçtan inmek suretiyle toplam iki-üç el ateş ettiği, açılan ateş sonucu maktul M.'nın öldüğü, atışlar sırasında maktul M.'nın yanında bulunan mağdur M.'nın da yaralandığı olayda,
a) Sanıklar E.'ın öldürmeye azmettirme; sanıklar İ., H. ve U.'un öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden,
Sanıklar İ., H. ve U.'un, sanık E.'ın azmettirmesiyle, eylemlerini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar verdikleri, kararlarından dönmeyip ısrar ederek, kararları ile icraları arasında makul bir süre geçtikten sonra eylemlerini gerçekleştirdikleri ve tasarlamanın unsurlarının oluştuğu anlaşıldığı halde, sanık E.'ın tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan TCK'nın 38, 82/1-a ve 62; sanıklar İ., H. ve U.'un ise tasarlayarak öldürme suçundan TCK'nun 37, 82/1-a ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde sanık E.'ın kasten öldürmeye azmettirme suçundan TCK'nın 38, 81 ve 62; sanıklar İ., H. ve U.'un ise tasarlayarak öldürme suçundan TCK'nın 37, 81 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları,
b) Sanık E.'ın olası kastla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden,
Sanığın, diğer sanıkları azmettirdiği ve eylem için plan yapıldığı sırada, mağdur M.'nın da olay sırasında maktul M.'nın yanında olabileceğini öngörmesinin beklenemeyeceği ve suçun işlendiği yerin özellikleri de dikkate alındığında, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatı yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Sanık H.'un olası kastla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden,
Sanığın, Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2007 tarih ve 753/868 sayılı ilamı uyarınca 5237 sayılı TCK'nın, 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum olduğu, mahkumiyet kararının 23.11.2007 tarihinde kesinleştiği, 29.04.2010 tarihinde ise infaz edildiği ve tekerrüre esas olduğu anlaşıldığı halde, TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeple kabul edildiğinden, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy