MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmek, Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etmek, 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek.
HÜKÜMLER : 1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan TCK'nin 81, 31/3, 62, 63 maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası, mağdur ... Can'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 82/1-e, 35, 31/3, 62, 63, CMUK 326/son maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 6136 S.K 15/1, TCK'nin 31/3, 62, 52/2-4, CMUK 326/son maddeleri uyarınca 2000.00 TL ve 260.00 TL Adli para cezası ile cezalandırılması
2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ... 'a karşı nitelikli
kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 82/1-e, 35, 31/3, 62, 63, CMUK 326/son maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması
3- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ... ...'a karşı nitelikli kasten
öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 82/1-e, 35, 31/3, 62, CMUK 326/son maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması
4- Sanıklar ..., ..., ..., Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında maktule karşı kasten öldürme suçundan dolayı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
5- Sanıklar ..., ..., ..., Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında mağdur ... Can'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Dosya incelendi;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ... müdafii süresinde temyiz başvurusunda bulunmuş ise de, dilekçe tarihi itibarıyla ... olan 10.05.1997 doğumlu suça
sürüklenen çocuk cezaevi idaresinden havaleli 17.09.2020 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiğini ve hükmün onanmasını talep ettiğini bildirmekle, CMK’nın 266. maddesi uyarınca temyizden vazgeçme olarak kabul edildiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında maktule karşı kasten öldürme, mağdur ... Can'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler katılanlar vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyizi ile sınırlı olarak incelenmiştir.
Sanıklar..., ..., ..., suça sürüklenen çocuklar ... ..., ...,...., ..., ...,...,...,..., ... ve Hamdi haklarında mağdur ... 'a yönelik eylemlerinden 13/04/2016 tarihinde kurulan hükümlerin temyiz kapsamı dışında bulunması nedeniyle bozma öncesi kesinleştiği bu nedenle bozmadan sonra yeniden kurulan hükümlerinin yok hükmünde olduğu kabul edilerek, katılan Bakanlık vekilinin bu kişilere yönelik temyiz talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktul ...'e karşı kasten öldürme, suça sürüklenen çocuklar Kadir, Volkan ve ... haklarında mağdur ......'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, sanıklar ..., ..., ..., suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ...,...,...,...,... haklarında maktule karşı kasten öldürme, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ... ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından elde edilen delillerin 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek beraatlerine karar verildiği mahkemece kabul ve takdir kılınmış, bozma üzerine verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin vasfa, meşru müdafaanın varlığına, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin TCK'nin 25, 27/2 ve 29. maddelerinin uygulanması gerektiğine, vasfa, katılanlar İsmail ve Songül vekilinin beraat kararlarının hatalı olduğuna, cezaların üst sınırdan verilmesi gerektiğine, katılan Bakanlık vekilinin eksik incelemeye, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle; kendisini vekille temsil ettiren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne "karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.450,00 TL
maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuklar ..., ...ve ...'tan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan Bakanlık adına Kocaeli İl Müdürlüğüne ödenmesine" ibaresinin eklenmesine karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA, 05/04/2021 gününde Üye ...'in sanık ...'ın eyleminin TCK'nin 39. maddesi kapsamında kaldığı düşüncesi ve oy çokluğu, diğer yönlerden oy birliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
Maktul ...’in kasten öldürüldüğü, katılan ...’in öldürmeye teşebbüs edildiği olayda; sanık ...’ın, katılan ...’e yönelik eyleminin asli failler Volkan ve Kadir’in eylemlerine yardım eden sıfatıyla katılma olduğunu ve TCK 82/1-e, 35, 39. maddeleri gereği sorumlu tutulması gerektiğini düşündüğümden Dairemiz çoğunluğunun sanık ...’ı asli fail olarak kabul eden görüşlerine katılmıyorum. Şöyle ki;
Suça sürüklenen çocuk ... ile katılan ...’in arasında kız meselesinden dolayı husumet oluştuğu, sosyal medya üzerinden birbirlerine küfrederek buluşmak amacıyla yer belirledikleri suça sürüklenen çocuk ...’un 15 arkadaşını alarak katılan ... de yanına abisi ... ve maktul ...’i alarak gelmişler, taraflar kavga etmeden önce katılan ...’in abisi ... araya girerek husumetli olan ... ile kardeşi İsmail’i barıştırmış, taraflar arasında kavga çıkmadan sorun çözülmüş, ancak suça sürüklenen çocuk ...’un arkadaşlarından suça sürüklenen çocuk ..., katılan ...’e “Gel seni alnından öpeyim” diyerek yaklaşmış ve ...’e kafa atarak onu yere düşürmüş, katılan ... aldığı darbenin etkisi ile yere düşmüş ve kalkmış, ancak olay yerinde kalabalık olan sanık tarafındakilerden suça sürüklenen çocuk ..., yanında bulundurduğu satırla suça sürüklenen çocuk ...’in taşıdığı bıçakla İsmail’e vurmuş ve İsmail’in hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına, suça sürüklenen çocuk ... yine bıçağı ile maktul ...’e vurarak ölümüne neden olmuştur.
Dosyada tartışılması gerekli konu suça sürüklenen çocuk ...’ın konumunun ne olduğunun tesbitidir.
Olay yerine kalabalık şekilde (16 kişi) gelen grupta İsmail ile asıl husumet sahibi ...’da olay yerine gelirken herhangi bir silah veya bıçak yoktur.
...’ın, İsmail’e kafa atmasından önce araya giren İsmail’in abisi ...’ın gayretleriyle taraflar barışmayı kabul etmiştir. Yani sanıklar olay yerine karşı taraftan bir kimseyi öldürme hususunda anlaşıp karar vererek gelmemişlerdir. (..., İsmail’e kafa atmasa dosyadaki ifadelere göre olay kapanacaktır). Ancak ...’ın ... yapıldığı halde İsmail’e kafa atması olayları alevlendirmiştir.
Katılan ... ilk ifadesinde; ... kendisine kafa atınca yere düşüp kalktığını, kalktıktan sonra kendisine satırla vurulduğunu yine kaçarken de bıçaklandığını söylemiştir. Sanık ...’ın İsmail’e kafa atması fiili sonrasında İsmail’in bıçakla ve satırla vurulup teşebbüs aşamasında kalan öldürme fiilinin üzerinde hakimiyet kurma olmadığı, ancak İsmail’i satır ve bıçakla (ani kasıtla) yaralayan suça sürüklenen çocuklar Volkan ve Kadir’in eylemlerini kolaylaştırıcı mahiyette, İsmail’in direncini, dikkatini azaltıcı bir eylem olup kafa atan ...’ın sorumluluğunun TCK 39 md kapsamında kaldığını düşündüğümden sanık ...’in, katılan ...’e karşı işlenen kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan asli fail olarak sorumluluğunu kabul eden Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy