(743 S. K. m. 641) (2644 S. K. m. 14) (1617 S. K. m. 20)
Mahkeme, taraflar arasındaki davada; nizalı yerin çay yatağı olmadığını keşif, bilirkişi ve tanıkların beyanları ile kabul ederek davanın reddine karar vermiş, kararı davacı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenip gereği düşünüldü:
Mahkemece bilirkişi olarak seçilen jeolog tarafından dava konusu yerin Fırat nehrinin metrukâtı olduğu saptanmıştır.
2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 14. maddesinin ikinci fıkrasında (Deniz, Göl, Nehir) metrukâtı (sahipsiz yerler)den sayıldığına, Medeni Kanunun 641. maddesinde ise sahipsiz yerlerin (devletin hüküm ve tasarrufu altında) bulunduğu belirtildiğine, 1617 sayılı Ön Tedbirler Kanunu'nun 20. maddesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle ele geçirilmesi olanağı bulunmadığı kabul edildiğine göre davalı adına zilyetlik esas tutularak yapılan tespitin iptali gerekirken davalının reddine karar verilmesi yolsuzdur.
Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle HUMK.'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy