(766 S. K. m. 32, 92) (743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki davada:
Davacı dilekçesinde tapulu taşınmazın bir kısmının 1958 senesinde 5 bin liraya davalılara haricen sattığını bedelini ödeyerek müdahalelerinin men'ini istemiştir.
Dava, davalıların gıyabında cereyan etmiştir.
Mahkeme, davalıların 10 senelik zilyet olmaları nedeni ile davanın reddine karar vermiştir.
Karar: Bu karar davacı tarafından temyiz edilmekle bit tetkik gereği düşünüldü:
Genel hükümlerin uygulanması gereken yerlerde ve hallerde, tapuya karşı bazı istisnalar dışında zilyetliğin savunma olarak öne sürülmesi olanağı yoktur. Genellikle zilyet hasmının tapusunu iptali için dava açmak zorunda olup, savunma yoluyla zilyetliğe dayanamaz.
Ancak tapulamasına başlanan bölgelerde, bazı koşulların varlığı takdirinde zilyetlik savunma olarak ileri sürülebilir. 766 sayılı kanunun 92. maddesinde, tapulamasına başlanan bölgelerde bu kanunun zilyede tanıdığı iktisap hakları ile ilgili savunmanın bir iptal davasının konusu olmadan defan ileri sürülebilmesi olanağı sağlanmıştır.
Bu davada, yargılama zilyet durumunda olan davalıların gıyaplarında yürütüldüğüne, bu nedenle harici satış keyfiyeti davalılar tarafından «defi» olarak ileri sürülmediğine göre bu yönün hakimlikçe res'en gözönünde tutularak davacıya ait tapunun 766 sayılı kanununun 32/c maddesi uyarınca hukuki değerini yitirdiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Hükmün yukarıda yazılı nedenle H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine 18.02.1974 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy