(743 S. K. m. 935)
Dava: Taraflar arasındaki davada; tapu kaydındaki yüzölçüsü ve sınırların kroki uyarınca düzeltilmesine ilişkin hüküm süresi içinde Hazine Vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yargısal bir yapıt olan hükmün "mükemmel" sayılabilmesi için bazı nitelikleri taşıması zorunludur. Hükmün:
a- Yasaya,
b- Taraflara ve olaya,
c- Yaşama ve gerçeğe,
d- Adalet duygusuna uygun olması,
e- İnsancıl bir havaya sahip olması,
f- Anlaşılmasında ve yerine getirilmesinde kuşkuya yer vermiyecek kadar açık ve seçik olması,
g- Ayrıca ileride yeni uyuşmazlıklara yol açmayacak şekilde sağlam bir dayanak ve taban üzerine oturtulması gereklidir.
Davacı 5520 sayılı Yasaya dayanarak sahip bulunduğu taşınmazın tapu sicilinde yazılı yüzölçüsünün gerçeğe uygun olarak saptanmasını ve düzeltilmesini istemiştir.
Son yıllarda mahkemelere, yukarıda sözü edilen Yasaya dayanılarak yapılan başvurmaların sayısında göze çarpan büyük bir artış vardır. Bu durumun bazı nedenleri olduğu kuşkusuzdur.
Ülkemizde henüz kadastro veya tapulaması yapılmamış olan tapulu taşınmazların yüzölçüleri sicile genellikle ve çoğunlukla ölçüye dayanmadan "yaklaşık" olarak yazıldığı için bu yönden sicil gerçek duruma uygun değildir.
Çeşitli sosyo-ekonomik nedenlerle Türkiye'de, bu gün taşınmazın önemi ve maddi değeri akıl ve tahminlerin çok ötesinde bir düzeye varmıştır. Artık taşınmaz müstesna bir kumaş, hatta nadide bir halı kadar üstün bir değer kazanmıştır.
Satan ve alan sattığı ve aldığı şeyin gerçek miktarını bilmek ve buna göre fiyat istemek veya vermek zorunluluğunu duymaktadır. Günümüzde "dönüm" gitmiş, yerine "metre kare" gelmiştir. Bu nedenle malik taşınmazının gerçek yüz ölçüsünü sağlıklı ve sağlam olarak tesbit ettirmeyi yararlı ve gerekli görmektedir.
Ayrıca taksim ve şuyuun giderilmesi davalarında mahkemeler, pek yerinde olarak taşınmazın gerçek yüz ölçüsünün belirlenmesini ve geometrik şeklin saptanmasını bir ön sorun saymakta ve ilgiliyi bu konuda dava açmaya zorlamaktadırlar. İlgili ve görevliler kamulaştırma ve ifrazlarda uyuşmazlıklara düşülmemesi için taşınmazın gerçek miktarının saptanmasını ve geometrik şekli gösteren sağlıklı bir haritanın düzenlenmesini zorunlu görmektedirler.
5520 sayılı Kanun bu yönde duyulan gereksinmeyi karşılayacak yasal bir olanak sağlamıştır. Ama yasadan tam olarak yararlanılması, yeni uyuşmazlıklara yol açılması ve başka sorunların çıkmaması için işin sıkı tutulması gereklidir.
Yasa bu gibi hallerde taşınmazın fen memuruna bir krokisinin yaptırılmasını ön görmüştür. Ancak olaylar ve tecrübeler krokilerin "hassas" ve "dakik" olarak düzenlenmediğini, kabaca yapılan bu tür krokilerin taşınmazın gerçek geometrik şeklini ayrıntılı ve sağlıklı olarak yansıtmadığını, bu yüzden yeni uyuşmazlıkların doğduğunu, Mahkemelere yeniden krokiler çizilmesi yolunda başvurmalar yapıldığını göstermiştir. O halde bu konudaki gereksinmeyi bir defada karşılamak, başka sorunların çıkmasını önlemek için kesin bir tavır takınmak zorunluluğu vardır. Artık konfeksiyon yapımı "hazır" giysi niteliğindeki krokileri geçerli saymamak, "ısmarlama" elbise gibi bedene tam olarak uyan kadastrol krokilerin düzenlenmesi sağlanmak suretiyle sorunun kesin şekilde çözümlenmesi gereklidir.
Sonuç: Daha çok zahmet ve külfeti gerektirmeden işin bir defada daha iyi yapılması mümkün olduğuna, ülkemizin günümüzdeki maddi ve teknik koşulları bu gereksinmeyi karşılamaya elverişli olduğuna göre bundan böyle 5520 sayılı Yasaya dayanılarak açılan davalarda taşınmazın adeta özel bir kadastrosu yapılmakta olduğu var sayılarak kadastro veya tapulamada yararlanılan bütün yöntem ve araçlar kullanılmak suretiyle her yönüyle kadastrol güç ve nitelik taşıyan bir haritasının tanzim ettirilmesi, görevli fen memurunun krokinin kadastrol yöntem ve araçlarla yapıldığını ve kadastrol nitelik taşıdığını raporunda açıkça belirtmesi gerekli iken bu esaslara uygun olduğu anlaşılamayan krokinin hükme dayanak yapılması yolsuzdur. Hükmün bu nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine 28.6.1978 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy