(743 S. K. m. 933)
Dava: Mahkeme davanın reddine ilişkin hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kendisine ait taşınmazın bir bölümünün kadastroca davalı parseline katılmak suretiyle tespitinin yapıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece deliller yeteri kadar, sağlıklı olarak ve gerçekçi şekilde değerlendirilmeden, 10 metrekare bir yer üzerine genellikle ev yapılması mümkün olmadığı düşünülmeden ve tespitin paydaşlarından Ayşe'nin kadastro postası önündeki açıklaması esas tutulmak suretiyle yapıldığından bahsiyle dava reddedilmiştir.
Tespit tutanağında paydaşlardan Ayşe'nin tespit sırasında hazır olduğu ve taraf taşınmazları arasındaki ortak sınırı gösterdiği ve adı geçenin tarif ve iradesine dayanılarak tespit yapıldığı hakkında bilgi yoktur. Ayrıca tutanak Ayşe'nin imzasını taşımaktadır. Hal böyle olunca tespitin Ayşe'nin açıklamasına dayanılarak davanın reddedilmesi doğru değildir.
Mahkemece seçilen üç bilirkişi miktarlar arasında biraz fark dışında tespitte yanlışlık olduğunu ve davacı taşınmazına dahil bir kısım yerin davalı taşınmazında tespit gördüğünü kesinlikle belirtmişlerdir.
Üç bilirkişiden biri (30), ikincisi (25) ve üçüncüsü (20) metrekarelik bir yanlışlığın varlığından söz etmişlerdir.
Bilirkişiler arasındaki tespitteki yanlışlık konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Bilirkişiler yanlış tespit edilen sahanın yüzölçümünde anlaşamamışlardır. Hal böyle olunca mahkemenin hiç değilse en az miktar olan (20) metrekare üzerinde üç bilirkişinin anlaştıkları göz önünde tutulmadan ve bu miktara hasren davanın kabulü zorunlu olduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur.
Sonuç: Hükmün bu nedenle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy