(743 S. K. m. 633)
Dava ve Karar: Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar süresinde davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, T. Evvel 1928 tarih ve 47 no.lu tapu kaydı kapsamında kalan, 4169 parsel sayılı taşınmazının, tapulamaca Hazine adına tesbit edildiğinden bahisle, Hazine üzerindeki kaydın iptalini ve nizalı yerin kendi namına tesbit gören 2744 parsele katılmasını istemiştir. Yapılan keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi, davacı tapusunun sınır olarak okuduğu, Göç Yolunun taşınmaza bir kilometre doğuda, Tazı Uçuran deresinin üç kilometre güneyde, davar argacının beş yüz metre kuzeyde olduğunu, ancak Zıvanalı Dere sınırını batıda nizalı taşınmazı çevirdiğini söylemiştir. Böylece, yerel bilirkişinin uygulamaya ilişkin beyanlarından, davacının dayandığı tapunun davaya konu edilen 4169 parsel sayılı taşınmazı kapsadığını ve nizalı yere uyduğunu kabul etmek mümkün değildir. Ayrıca davar argacı sınırı, değişebilir nitelikte olup, tapu kapsamı miktarı ile geçerlidir. Davacıya tapu miktarından fazla yer verildiğine göre, davanın reddi gerektiği düşünülmeden yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine'nin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy